Mevlüt Sarı: Beşiktaş’ın Gerçek Sahibi!
Ocak 24, 2010
Milliyet yazarı Nilay Yılmaz 21 Ocak 2010 tarihinde yayınlanan son yazısında Yıldırım Demirören‘in TELEGOL’de yaptığı açıklamalar üzerinden 6 yıllık rezaletlerin nasıl bir zihniyetle geldiğini göz önüne serdi aslında… Kongre öncesi yazacak bir şey bırakmadı sağolsun. Onun yazısından bize arta kalan, rezaletlerden oluşan karışık çerez tabağındaki beyaz leblebi ile idare edelim birazcık.
Sahip toplam sayısı 14.070 olan kongre üyesi sayısını 22.000 ilan etti katıldığı programda. 22.000 ilan ettiği gibi, 14.070 üyeye hayali olarak eklediği 8.000 kişi ile beraber, bu üyeleri “Beşiktaş’ın Gerçek Sahibi” ilan etti! Beşiktaş’ın gerçek sahibi olmak için 2.000 TL ödeyerek “Kongre Üyesi” sıfatı kazanmak şart demek ki? Tabi, üye olurken 2.000 lira ödeyen kişilerin yılda ödemesi gereken aidatın da 50 TL olması da ilginç bir durumdur. Nilay Yılmaz’ın da değindiği üzere, işine gelince “Beşiktaş Halkın Takımıdır” deyip, işine gelmediğinde hayali olarak 8.000 kişi eklediği kongre üyelerini poh pohlamak için “Beşiktaş’ın gerçek sahibi 22.000 kongre üyesidir!” demek, Beşiktaş Camiası’nın ne çeşit bir zihniyetle karşı karşıya olduğunun en net ifadesidir. Zira, kendisi ısrarla “Tecrübe kazandık, işi profesyoneller yapacak, şu olacak, bu olacak” edebiyatının dibine vurmaktadır. Bu mudur zihniyet ve anlayış değişikliği? 6 senedir imza attığı hatalar zincirinin, rezaletlerin sayısı belli değilken, her daim ısrarla “Birlik, Beraberlik” edebiyatı yapan kişi, Beşiktaş’ın gerçek sahibi kavramı ile birliği de parçalıyor, beraberliği de! Yakında, “Beşiktaş’ın gerçek sahipleri, bana oy verenlerdir!” orta vadede “Beşiktaş’ın gerçek sahibi Demirören Ailesi’dir!” uzun vadede de “Beşiktaş’ın gerçek sahibi benim!” demesi de çok muhtemeldir… Bugün bu lafları eden kişi emin olun seçimi kazanırsa 1 hafta sonra da aynı “Birlik, Beraberlik” teranesine devam edecek.
Seçimden sonra, her sezon 14.070 Kongre Üyesi ile beraber hayali 8.000 kişi alsın formayı. Her maça o kişiler gitsin. Sahip, yeni stad projesinde stad kapasitesini 42.000 olarak düşünmesine gerek yok. 20.000 safrayı ne yapacak? 22.000 kişi gider artık maçlara!
Ayrıca, kongre ile alakalı olarak internette haber sitelerindeki haberleri okurken okuyucu yorumlarında şu tarz yorumlar da dikkat çekicidir; “Bir Fenerbahçeli olarak Yıldırım Demirören’i can-ı gönülden destekliyorum” veya “Bir Galatasaraylı olarak Demirören’in kazanmasını istiyorum” bu cümlelerin akabinde çeşitli dalga geçen ifadeler olduğunu da eklemek lazım. Bu yorumlara bakılırsa, Demirören zihniyetiyle Beşiktaş’ın gerçek sahipleri Fenerbahçeli ve Galatasaraylılar olmalı! Baksanıza, onlar Demirören’i destekliyorlar… Ve işin komik tarafı bir Kulüp Başkanı bu duruma düştüğü halde, bu durumdan zerre rahatsızlık duymuyor olmalı ki, utanmadan “Devam” kararı alıyor!
Sahip her hatadan ders çıkardığını iddia edip, yeni dönemde çok iyi olacağını belirtiyor ancak şu anda bile süper çelişkilerle hızla ilerliyor ve işin komik tarafı onun bu rezalet açıklamalarını herkesin yuttuğunu zannediyor.
Murat Aksu kendi yönetmindeyken siyaset girmiyor, Ertuğrul Kumcuoğlu bir parti ile organik bağı olan bir milletvekili iken siyaset girmiyor, bir partinin organik bağının olduğu bir örgüte bağlı kişiler Mehmet Topuz transferine bulaştırılırken siyaset girmiyor ancak, Murat Aksu aday olunca, seçime siyaset karışmış oluyor? Garip!
Murat Aksu, “Tribünün adını Milangaz yaparız 25 sene boyunca, Başkan’a olan borç ödenir” deyince, kendi şirket haklarını korumak için yanıp tutuşan Sahip, “Sayın Aksu şirketimizin vekilidir bizim onayımızı almadan nasıl böyle açıklama yapar?” derken, Beşiktaş’ın halka açık bir şirket olduğu gerçeğini gözardı ederek, hisselerin dip yapmasına sebep olarak Beşiktaş’ı mahvedecek bir açıklamayla “Kaybedersem, ertesi gün paramı alırım!” açıklamasını gönül rahatlığı içinde yapabiliyor! Beşiktaş’ın nasıl bir statüsü olduğunu bile bilmeyen bir kişi, kulübü 6 yıldır yönetiyor!
Sahip, “Çalışan kişi hata yapar!” mottosu ile çalıştığını ima ediyor. O zaman, dünyanın en başarısız insanları, şirketleri iflas ettiren yöneticiler dünyanın en çalışkan, en güvenilir insanı? Acaba kendisinin Beşiktaş’a yaptıklarının benzerini şirketinin üst düzey yöneticilerinden biri yapsa, “Çok hata yaptı demek ki, çok çalışkan mutlaka terfi ettirmeliyim!” mantığı ile mi yaklaşmakta?
Beşiktaş Taraftarı -gerçek sahibi değiller kulübün ama- Murat Aksu’yu da Demirören’den farklı görmemekte ancak, 6 sene gösterdi ki, hiçkimse Demirören’den kötü yönetemez bu camiayı.
Haftasonu yapılacak kongre Beşiktaş gibi bir kulübün kuruluşundan bile önemli bir konuma oturmuşsa, o kongre üyeleri de ahbap çavuş ilişkileri ile değil, son 6 yılı göz önünde bulundurarak kararlarını vermelidir! Oy kullanmadan önce 3 defa Nilay Yılmaz’ın son yazısını okurlarsa, kararlarını daha sağlıklı verebilirler!
Beşiktaş’ın gerçek sahibi de, Yıldırım Demirören’in iddia ettiği gibi sadece ve sadece Kongre Üyeleri değildir! En basit tanımla, kendisi hariç herkestir! Onun “Gerçek sahip” sınıfına sokmadığı kişiler de bir kampanya olması halinde gözlerini kırpmadan kendisinin alacağı için katkı yapmaya dünden hazırlardır.
Yorumlar
bir yorum to “Mevlüt Sarı: Beşiktaş’ın Gerçek Sahibi!”
Söyleyecek bir çift lafım var




beşiktaş’ın tek sahibi yıldırım demirören’dir. beşiktaş’a tarihinde yaşatmadığı başarılar kazandırmıştır. misal geçen sezon kazanılan çifte kupa örneğinde olduğu gibi. beşiktaş taraftarlarına ve kongre üyelerine düşen seçimde demirören’i desteklemeleridir. aksi halde “beşiktaş’ın dibe vuruşu” adlı film reyting rekorları kırar.