Yetkin Paker: Yıldızlar Karmaşası (Galatasarayşampiyonluk şansını kaybetmiştir.)
Şubat 7, 2010
Artık çok rahat söyleyebilirim ki Galatasaray, yapmış olduğu transferlerle şampiyonluk şansını kaybetmiştir.
Rijkaard’ın istekleri doğrultusunda transfer edilen oyuncuları taraftarlar omuzlarda karşılarken ve bilinçsiz basın bu transferleri ayakta alkışlarken ne yazık ki Galatasaray için hem Türkiye, hem de Avrupa defteri kapanmıştır.
Avrupa’da oynayamayacak ve sadece lig için transfer edilen bir forvetin anlamı “lig şampiyonluğuna verilen önem” ise bu adamın yanına aynı pozisyonda oynayabilecek başka herhangi birini almamak ve yeni transfere yer açmak için 2 tane çok değerli yedeği bulunan Franco’yu göndermek yerine, hiçbir alternatifi olmayan elindeki tek forvet Nonda’yı göndermenin mantığını ben maalesef anlayamıyorum.
Zaman zaman bazı organizasyonların açılışı için veya bir ünlü futbolcunun jübilesi için ya da bir yardım kampanyası için çeşitli şehirlerde, yıldızlar karması ile dünya karması gibi adlar verilen iki takım maç yaparlar.
Bu takımlara Türkiye’den (bir zamanlar) Hakan Şükür, Brezilya’dan Roberto Carlos, İspanya’dan Raul, İngiltere’den Beckham, Fransa’dan Henry gibi futbolcular çağırılır.
Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen bu en büyük futbolcular iki takıma ayrılır ve yine dünyanın iki büyük teknik direktörü bu iki takımı yönetir.
Basın ve halk bu olaya çok büyük ilgi gösterir. Çünkü aynı sahada bir arada görmenizin mümkün olamayacağı, yedeklerle beraber 30 kadar üst düzey futbolcuyu izleme şansına sahip olursunuz.
Fakat maçı izlerken aldığınız zevk, genelde bir kilo keçiboynuzundan alabileceğiniz sadece bir gram zevke döner.
Bu üst düzey futbolcular, beraber oynamadıkları için yaşadıkları uyumsuzluk yüzünden kolektif bir oyun oynayamazlar.
Eğer marsta televizyon ve uydu yayını varsa, oradakilerin bile izleyip hayran olduğu o futbolcular yapabildikleri birkaç güzel hareket dışında pozisyon üretemezler 5 pas üst üste yapamazlar.
Dolayısıyla büyük hayallerle oturup izlediğiniz maçta izlediğiniz sadece o futbolcular olur. O futbolcuların oynadığı takımı, muhtemelen uzun süredir beraber oynamış bir köy takımı bile yenebilecektir çünkü.
O yüzden yıldızlar karması adını alan bu takımlar daha çok yıldızlar karmaşasını çağrıştırır bana.
Galatasaray’ın içinde bulunduğu durum da tam olarak budur.
Playstation’da transfer edilecek bu futbolcularla dünyanın her takımına kafa tutulabilse de bu kadar yıldız futbolcuya sahip Galatasaray, maalesef yıldızlar karmasından çok yıldızlar karmaşasına dönmüş durumdadır.
Bu uyumun sezon başından beri tam olarak sağlanamadığı takıma ara transferde 3 tane daha futbolcu katılmış ve sorunlar belki daha da artmıştır.
Her maça dünyanın çeşitli köşelerinden sanki ilk defa beraber oynamak için gelen bu futbolcular ile yaratılan Galatasaray, korkarım almış olduğu yanlış transfer politikaları yüzünden ligde daha gerilere düşecektir.
Geçen hafta Gaziantep’e karşı ve bu hafta da Kayseri’ye karşı İngiltere’den Neill, Brezilya’dan Elano, Meksika’dan Santos, Arjantin’den Franco, Fildişi Sahilleri’nden Keita ve Türkiye’den hemen hepsi milli olan bazı futbolcular ilk defa(!) bir araya gelip sahaya çıkmışlardır. Yine bu maç için Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük futbolcu ve teknik adamlarından 2 tanesi bu takımın başında yer almıştır.
Adı kadar süper olmayan ligimizde gol atmayı, maç kazanmayı beceremeyen bu uyumsuz takım Avrupa’da yoluna nasıl devam edecektir?
Yapmış oldukları plansız transferlerle alkışlanan yönetim ve takımdaki uyumu bir türlü sağlayamayan, kolektif futbol anlayışını bir türlü oturtamayan Rijkaard ve teknik ekip, muhtemel başarısızlığın sorumluları olmuşlardır.
Yorumlar
bir yorum to “Yetkin Paker: Yıldızlar Karmaşası (Galatasarayşampiyonluk şansını kaybetmiştir.)”
Söyleyecek bir çift lafım var




selamlar;
transferlerin plansız ve balon olduğunu hemen anladın. tebrik ederim.
zaten senin kadar iyi düşünen ve gerekçelerini bu kadar iyi(!) sunan insanları görmek zor bugünlerde.
galatasaray camiası kafalarını duvara vurmalı şimdi bu yazıyı okuduktan sonra.
cümleleri güzel kurmuşsun ama içleri boş. bu yazıdaki tüm fikirleri kayserispor maçı ardından kahvedeki amcalar söyledi zaten. hemen hemen aynı fazda ilerliyorsunuz.
Bence Marca’da yazman gerekli. Bu zeka kıvraklığı ile türkiye ligi dar gelir.