Ege Görgün: Kartal ile Karınca

Temmuz 16, 2009

Kocaelispor - Fenerbahçe: 1-1Pek çok arkadaşım Sivasspor’un şampiyon olmasını istemedi. Üç büyük takımdan birini tuttukları için değil ama, Bülent Uygun’u, onun söylemlerini, hal tavırlarını sevmedikleri için. Haksız da sayılmazlardı açıkçası. Çünkü teknik adam olarak başardıkları ve temsil ettiği istikrar modeliyle memlekete örnek teşkil edecek bir figürken, hem fevri hareketleri hem de gayet siyasi açıklamalarıyla bir kesimin tepki duyduğu, hatta ürktüğü bir insan haline geldi.

Ama yanlışları yüzünden doğrularını görmezden gelecek halimiz yok. Uygun hala istikrarın ve başarının simgesi.

“Biz şampiyonuz, Beşiktaş birinci” dediğinde Beşiktaşlılardan tepki aldı Uygun. Ben kendisinin tam olarak ne kastettiğini bilemem tabi. Ama benim anladığım şekliyle ve kafamdaki başarımetreye göre gayet doğru bir laf bu. Durun hemen heyheylenmeyin, bir yol dinleyin…

Önce şu sorunun cevabını verin bana: İnsan mı daha güçlüdür, karınca mı?

“Elbette insan” mı diyorsunuz?

Benim bakış açıma göreyse bunun tam tersi.

Karınca kendi ağırlığının elli katını kaldırabiliyorken, en güçlüsü kendi ağırlığının üç, üç buçuk katını kaldırabilen insan nasıl ondan daha güçlü olabilir. Adil bir kısyas yapılacaksa, olguları kendi özel koşulları çerçevesinde değerlendirmek gerekir.

Son iki sezondur şampiyonluğa oynayan Sivasspor bu sezon son derece mütevazi kadrosuyla topladığı 66 puan, kazandığı ikincilik ve Şampiyonlar Ligi biletiyle ağırlığının 50 katını kaldıran karıncayla özdeşleştirilebilir pekala. Milyon dolarlık kadrosuyla zar zor şampiyonluk ipini göğüsleyen Beşiktaş ise Naim Süleymanoğlu’yla… Ya da yükseklerde uçmasını olağan kılan koca kanatları olan bir kartalla..

Bu durumda hangisi daha başarılı peki? Kartal mı, karınca mı..

Yorumlar

bir yorum to “Ege Görgün: Kartal ile Karınca”

  1. Göksel Sert on Temmuz 16th, 2009 11:55 pm

    Bülent Uygun, her ne kadar kendini sevdirmemek için elinden geleni yapsa da başarılarını görmezden gelemeyiz; az kalsın, ligimizdeki devrimci olacaktı.

    CL’ye kalmayı başarırsa da bir devrim yapar bence. Bu lige üç büyükler dışında Trabzonspor bile giremedi çünkü. Ahh, bir de kendini sevdirmeyi becerebilse, antipatik olmasa! Aslında sevdirmek değil de kendiyle başkaları arasına kolay kolay kalkmayacak engeller koymasa.

Söyleyecek bir çift lafım var