Ege Görgün: Hasetimden kelepçeler eskittim…

Ocak 27, 2010

Ege Görgün
Yasağı, tabusu, töresi çok toplumların yumuşakkarnıdır: Hayatta kalmak için ikiyüzlülüğe sarılmak zorunda kalırsınız. Dışlanmamak, ayıplanmamak, kendinizin ya da temsil ettiklerinizin statükosunu zedelememek için düşündüğünüzü söyleyemez, söylediğinizi düşünmezsiniz. Yaptığınızı söylemez, söylediğiniz yapmazsınız veyahut…

“Duble Kazım” bize bir kez daha gösterdi yüzümüzü, yani yüzlerimizi. Şimdi bu Kazım ne yapmış? Sevişmiş. Sevişirken kelepçe kullanmış bir de. Namus elden gidiyor diye ayaklandı kamuoyu. Sevişmiş çünkü… Kelepçeyle hem de…

Peki bu çocuk “şımarık” Kazım gibi değil de, Ronaldo gibi oynuyor olsaydı son aylarda, mevzu ne minvalde olacaktı: “Delikanlı çocuk, helal olsun!”

Ama hazır kötü oynuyor, hadi linç edelim. Yetmez, hadım etmeli aslında! Rengi de müsait! Tarihimiz de!

Kamunun vicdanına bu şekilde tercüman olup, ardından eve gittiğinde internette nasıl kelepçe satın alabileceğini araştıran çok kişi vardır eminim. 18 yaşında bir kızla evlendi diye adamcağızın birini eleştirip, sokakta gördüğü mini etekli 16 yaşındaki kıza ağzı sulanarak bakan zihniyeti de analım, fırsattan istifade.

Kelepçe yüzünden Duble Kazım gönderildi. Ama kulağıma çalınan şimdi Guiza’nın soyunma dolabına kelepçe bırakmaya hazırlanan bazı Fenerbahçeli taraftarlar olduğu. Belki Kazım’ın durumu emsal teşkil eder de, Başkan mecburen onu da gönderir diye…

Yorumlar

Söyleyecek bir çift lafım var