Diego, Juventus’un yeni umudu (Goal dergisinden)

Aralık 31, 2009

 Diego

Diego şimdiden Juventus’ta Alessandro Del Piero’nun varisi olarak gösteriliyor. “Juve” Brezilyalı için 24.5 avro ödedi. Bu, oldukça yüksek bir transfer bedeli. Diego’nun Bundesliga’dan daha büyük bir ligde de kendini ispatlaması gerektiği çok açık. En azından kendisi bu konuda iddialı…

Diego ismini taşıyan bir futbolcu zaten etrafına adıyla baskı yaratır; amatör kümede, alt liglerde, en üst düzey kulüplerde ya da milli takımlarda oynaması fark etmez. Dünya futbolunda bu isim eşsiz futbol sihirbazı Diego Armando Maradona’nın 1980’li yıllara damga vurmasını anımsatır. Bu ismi taşıyan bir oyuncudan farklı bir futbol beklenir. Brezilya’da doğduğunda ona Diego Ribas da Cunha adını veren ailesi, bu ismin Diego kısmı konusunda futbolun “ilahı”ndan esinlenmiş. Ancak Juventus elbette Diego’yu sadece adı nedeniyle transfer etmedi.

Geleceğin yıldızı

Otoriteler Juventus’un geleceğin en büyük yıldızlarından birini transfer ettiğine inanıyor. Torino ekibi bir süre takip ettikten sonra Diego için Werder Bremen’e 24,5 milyon avro ödeyerek transferi gerçekleştirdi. Global ekonomik krizin hakim olduğu günlerde bu ciddi bir para demekti ama Diego’dan vazgeçmek istemediler. Takımın yeni oyun kurucusu, Juventus formasıyla çıktığı ikinci resmi maçında 3-1’lik Roma galibiyetine iki golle katkıda bulundu ve tartışmasız maçın yıldızı oldu.

Diego

Juventus’un yeni teknik direktörü Ciro Ferrara şöyle diyor:

“Diego burada, Juventus’da iyi bir başlangıç yaptı. Ondan beklediğimiz tüm özellikle sahip. Çok zeki bir oyuncu ve düşündüğü her şeyi yapabiliyor. Ayrıca çok iyi bir kişiliğe sahip, takım arkadaşlarına çok çabuk uyum sağladı. Yeni bir kulüpte ilk sezonda hemen başarılı olmak genelde kolay değildir. Ben onun bunu başaracağına inanıyorum, sadece birazcık sabır gerekli.”

Diego, GOAL’ün ve beş İtalyan gazetesinin temsilcisiyle olan görüşmesine tam zamanında geldi. Vakit kaybetmeden söyleşimize başladık ve samimi cevaplar aldık Brezilyalıdan.

Juventus’a transferin hayallerin gerçeğe dönüşmesi miydi?

Kariyerim için mükemmel ve çok önemli bir adımdı. Şubat ayında 25 yaşında olacağım ve dünyanın en büyük kulüplerinden birindeyim. Yanlış anlaşılmasın, Werder Bremen’de de harika bir dönem geçirdim ama bu adım kariyerim için er ya da geç atılması gereken bir adımdı. Her sezon Şampiyonlar Ligi’nde oynamak istiyorum. Dünyanın en iyi futbolcularıyla bir arada oynamak ve kupalar kazanmak istiyorum. Bunu burada, Juventus’ta başarabilirim.”

Global ekonomik krizde bir transfer için 24.5 milyon avro ödenmesi ciddi bir durum. Bu meblağ nedeniyle üzerinde baskı hissediyor musun?

Açıkçası üzerimde büyük baskı hissediyorum. Ama dürüst olmak gerekirse bu durumdan memnunum. Bana göre baskı bir futbolcunun performansı açısından önemlidir. Eğer kadroda yerinizin garanti olduğunu bildiğiniz bir takımda oynarsanız antrenmanlarda ve maçlarda bir süre sonra ister istemez performans düşüklüğü yaşarsınız. Juventus’ta, her maç herkes tarafından dikkatle izlendiğimi biliyorum ve bu beni sahaya en iyi performansımı koyma konusunda motive ediyor. Bu benim için çok ciddi bir sınav. Bana inananları hayal kırıklığına uğratmamam gerek. Her maç en üst düzey performansımla oynayabilir ve dünyanın en büyük kulüplerinden birinde büyük başarılar elde edebilirim.

Klasik bir 10 numarasın ve daha önce Werder Bremen’de formanda bu numarayı taşıyordun. Juventus’da Allessandro Del Piero 10 numaraya sahip olduğu için sen 28 numarayı tercih ettin. Bu senin için bir problem oluşturuyor mu?

Kesinlikle hayır. Şunu açıklığa kavuşturalım; Alessandro Del Piero’ya büyük saygım var ve bu forma numarasına sahip olma gibi asla bir düşüncem yok. 28 de bir numara ve benim için de anlamı büyük. Benim doğum tarihim. Beni tanıyanlar bu tür küçük şeylere hiç önem vermediğimi bilir. Takımımın galibiyetlerine katkı sağladığım sürece sırtımda hangi numarayı taşıdığımın benim için önemi yok.

Ama sen Del Piero ile aynı mevkide oynuyorsun. Kulübede oturma korkun yok mu?

Kulüple transfer görüşmelerim sırasında beni kadroda geleceğin kilit oyuncusu olarak gördüklerini söylediler.Ancak futbolda hiçbir şeyin garantisi yok ve beklentilere karşılık veremeyip kötü maçlar çıkarırsanız yedek kulübesinde oturmanız kaçınılmazdır. Juventus gibi bir kulüpte de işler böyle işliyor. Aynı mevkide hem benim gibi bir oyuncuya hem de Del Piero’ya sahip olmak bir sorun değil, çözümdür. Böyle birinci sınıf bir oyuncuyla aynı takımda olmaktan gurur duyuyorum. Benim için çok büyük bir avantaj.

Juventus’a transferinden neler bekliyorsun?

Şampiyonluklar ve büyük kupalar kazanmak istiyorum. Uzaktan Inter’in Serie A’yı üç yıldır domine ettiğini gördüm ama bu sezon bunu değiştireceğimize eminim. Juventus küme düşürüldüğünden beri kötü dönemler geçirdi ama futbolseverler takımı yeniden güçlü bir şekilde zirveye oynarken görmekten memnun. Elbette en büyük rakibimiz güçlü kadrosuyla Inter. Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmayı hayal ediyorum. Juventus geçmişte bunu çok kez başardı yine başarabiliriz.

Werder Bremen’de 3 yıl oynadın. Bu dönemde neler öğrendin?

Bremen’de futbolcu olarak kendimi inanılmaz geliştirdim. FC Porto’daki günlerim çok iyi geçmemişti ve özgüvenimi kaybetmiştim. Genç yaşta Avrupa’ya gelmekle iyi yapıp yapmadığımı sorgulamaya başlamıştım. Birkaç yıl daha Brezilya’da kalmam gerektiğini düşünüyordum. Werder Bremen’den teklif geldiğinde etrafımdaki pek çok insan bunun doğru bir adım olup olmayacağını sorguluyordu. Dilin ve kültürün aynı olduğu Portekiz’de bile işler yolunda gitmediyse nasıl olacak da Almanya’da başarılı olacaktım? Ama Bremen ile ilk görüşmemde evet demem gerektiğini hissettim. Bremen’i seçtiğim için asla pişman olmadım. Sadece futbolcu yönümü değil, kişiliğimi de orada geliştirdim. Oradaki günlerimle ilgili yalnızca olumlu şeyler söyleyebilirim. Bana destek veren herkese müteşekkirim. Werder Bremen benim için her zaman çok özel bir kulüp olacak. Ayrıca Juventus’tan benim için gelen teklifi kabul ettikleri için de onlara teşekkür borçluyum.

Diego Maradona ile kıyaslanmak konusunda ne düşünüyorsun?

Genelde bunun sebebi adımızın ve oynadığımız mevkiin aynı oluşu. Bunların dışında çok ortak noktamız olduğunu düşünmüyorum. Benim Maradona’nın seviyesine ulaşmak için önümde çok ama çok uzun bir yolum var. Futbol tarihinin en büyük yıldızlarından biri ve her zaman hatırlanacak. İnsanların, stilimin onu anımsattığını söylemelerinden elbette gurur duyuyorum. Ancak dürüst olmak gerekirse aramızda çok büyük bir fark var, en azından şimdilik.
Diego - Juventus
Juventus’a transferin sana daha fazla milli forma şansı getirecek mi?

En azından milli takım teknik direktörüne her hafta sonu üst düzey bir ligde, üst düzey bir kulüpte oynadığımı gösterme fırsatım var. Bundesliga’dan milli takıma yükselen çok fazla Brezilyalı yok ama artık çok daha büyük bir kulüpte ve daha büyük bir lig olan Serie A’dayım. Attığım bu adım futbol standardımı yükseltmek ve eksilerimi gidermek adına bir fırsat. Elbette milli takımda daha fazla oynamayı hayal ediyorum.

Diego, 2009/2010 sezonunu Juventus’la ya da milli takımıyla Güney Afrika’da kupayla kapatabilecek misin?

Umarım en kötü ihtimalle birini başarırım. Juventus’un ligde şampiyonluk şansı ve şampiyonlar Ligi’nde final oynama şansı var. Brezilya ise her zaman olduğu gibi Dünya Kupası’nın favorisi. Herhangi biri olursa ailem ve arkadaşlarımla günlerce kutlama yapacağız. En büyük hayalim şampiyonluk yaşamak ve bu bir Dünya Kupası şampiyonluğu olursa elbette hayat boyu bunu unutamam.

Diego’ya 5 kısa soru

  • Dünyanın en iyi futbolcusu kim?
    Kaká. Pek çok kişi Cristiano Ronaldo veya Lionel Messi diyebilir. Aslında hepsi birbirine çok yakın kalitede oyuncular. Ama ben Kaka’yı izlemekten ayrı bir zevk alıyorum.
  • Ne zaman bir numara olacaksın?
    İlginç bir soru. Eğer bu seviyede bir futbolun içindeyseniz dünyanın sizi fark etmesi zaten zor değildir. Ama önce Juventus gibi bir kulüpte başarılı olmalıyım ki sonra dünyanın en iyisi olmaktan bahsedebileyim.
  • En iyi maçın hangisiydi?
    Çok sayıda iyi maçım var. Werder Bremen’in Arminia Bielefeld’i 8-1 yendiği maçı hatırlıyorum. Bir gol atıp üç de asist yaptım. O gün işler bizim adımıza olabilecek en iyi şekilde gitti.
  • Küçüklüğünde idolün kimdi?
    Küçüklüğümde en büyük idolüm Rai idi. Mükemmel bir futbolcuydu ve onun futbol stiline bayılırdım. Çok zekiydi. Kişisel bazda ise babamı kendime idol olarak görürdüm.
  • Brezilya 2010 Dünya Kupası’nı kazanacak mı?
    Garanti. Almanya’daki finallerin intikamını alacağız. Geçen sefer en büyük favoriydik ama hayal kırıklığımız da o derece büyük oldu. Şimdi daha güçlü bir takıma sahibiz.

Yorumlar

Söyleyecek bir çift lafım var