Hüseyin Ataş: Çukurova’da İşçi ve Patronun Amansız Mücadelesi; Adanaspor-Demirspor

Haziran 20, 2009

 Hüseyin Ataş

1970 yılında ülkemiz spor bakanlığınca imzalanan ve il takımlarının direk olarak 1. lig’e çıkmalarını öngören kararnameden dolayı ülkemizde rekabet oranı yüksek derbi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Bu kararnameden dolayı her ilin bir takımı öne çıkarken illerin diğer profesyonel takımlarına hep kardeş gözüyle bakıldığı için Anadolu’muzda ateşli derbiler maalesef yok. İstanbul’un 3 büyüklerinin aralarındaki maçlardan farklı olarak, dünya derbileri listelerine giren sadece 2 derbimiz var; Adanaspor-Demirspor ve Göztepe-Karşıyaka…

Adana’nın iki büyük kulübü karşılaştığında Adana Demirspor taraftarları gök mavi davullarını ‘’halkın takımı’’ için çalarlar. Zengin rakipleri Adanaspor ise bir zamanlar Sivasspor’un yaptığını kendilerinin vaktinde yaparak son anda şampiyonluğu kaçırdıklarını gözlerine sokmakta gecikmez…

Adana Demirspor

Çukurova’nın ateşli derbisinde yaşça büyük olan takımın yani Adana Demirspor’un kuruluşu Torino’yu Ferruccio Novo’nun satın alıp İtalya’da yükselişe geçtiği zamana yani 1940 yılına denk geliyor. Demiryolu işçileri tarafından ama bir noktada devlet destekli kurulan Demirspor bir kültürün bir halkın en samimi buluşma noktası olacağından habersizdi. Rengi Demiryolu işçilerinin üniformasının renginden dolayı mavi-lacivert olan Adana Demirspor, ligimizin olmazsa olmaz takımlarından biri oldu kısa zamanda.

Adanaspor’un kuruluşu ise Etimesgut Şekerspor’un adının Şeker Hilal olduğu zamanlara denk gelir. 1957 yılında kurulan Adanaspor, rengini Çukurova’nın bereketinin o zamanlar ki sembolü pamuktan ve turunçgilinden almıştır. Bir zamanlar Sivasspor’un yaptığını 1980-81 sezonunda yapan Gündüz Tekin Onay’ın çalıştırdığı Adanaspor’un turuncu-beyaz renkleri moda olmuştu, Adanaspor ligi 2. bitirdiğinde. O sezon Adanaspor hem de bir gol kralı çıkarmıştır, Beşiktaş’tan da hatırlayacağınız Bora Öztürk o sezon gol kralı olmuştur Adanaspor forması altında. Ayrıca bir dönem Fenerbahçe’de önemli işlere imza atan Kayhan Kaynak da Adanaspor’da yıldızı parlayan isimlerden biridir.

Adanaspor

Çukurova Derbisi bugün 52 yaşında, derbinin ilk yıllarında aslında kardeş geçinen iki kulüp arasındaki rekabet son yıllarda tavan yapmış durumda. Rekabetin derecesini görmeniz için küçük bir örnek yeterli olacaktır. Demirspor taraftarları turuncu olduğu için portakal yemezken, Adanaspor taraftarları da mavi olduğu için denize girmezler. Rekabet artık kentin iki takımı arasındaki maçtan çok fakir ve zenginin mücadelesine dönüşmüş. Bunu Çukurova Derbisi’nde Demirspor’un ateşli taraftar grubu, Şimşekler’in “Biz Halkın Takımıyız…” tezahüratında çok net görebilirsiniz. Demirspor devlet destekli kurulan bir kulüp olmasına rağmen ‘’halkın takımı’’ olmayı başarabilmiş bir kulüptür. Sivillerin kurduğu Adanaspor ise “burjuva takımı” olarak anılmaktadır genel olarak.

Adanaspor

Çukurova Derbisi’nde ilk maçtan bu yana Demirspor’un mavisi varoşların, kentin işçi sınıfının en büyük tutkusu haline gelirken, Adanaspor ise ırgatların sırtından zengin olan pamuk ağalarının futbol tutkusunu giderebileceği bir adres olmuştur. Tabi takımların taraftar profilinin bu denli net olması takımların transfer politikalarından tutun da yönetim anlayışlarına kadar her alanda farklı geleneklere bağlı olmasına sebep olmuştur. Her daim gücünü halktan alan Demirspor alt yapıya önem veren kendi yıldızlarını yaratan ve Türk futboluna sunan bir kulüp idaresi geleneğine bağlıyken Adanaspor ise sahip olduğu zengin başkanlar sayesinde her daim transferde çok para harcayan ve adı nispeten “halkın takımına” göre daha çok anılan bir kulüp olmuştur.

Kulüp başarısı olarak baktığımız da Adanaspor’un bir adım önde olduğunu görebiliriz. 1980-81 sezonunda şampiyonluğu son anda kaçırarak ligi ikinci bitirmiş ve ülkemize Avrupa Kupalar’ında temsil etme hakkı kazanmıştır.

Derbide Adanaspor taraftarları her daim bu gurur dolu başarılarıyla övünse de Demirspor’un da en az bunun kadar övünülecek başka gururları var. Zira ülkemizin Avrupa’da kazandığı tek kupanın sahibi teknik adam Fatih Terim ve 3. olduğumuz dünya kupasında milli takımımızın yıldızı konumundaki Hasan Şaş Adana Demirspor alt yapısından yetişmiş futbolcular arasında en ünlü olanları. Bu isimler ve adını burada sayamayacağımız sayısız bir çok yıldız ile gurur duymak Demirspor’un haklı gururu.

Her ateşli derbide olduğu gibi Çukurova derbisinde de taraftarların açtığı pankartlar ve haykırdığı tezahüratlar hep yaratıcı ve ilgi çekici olmuştur. Pankart konusunda Demirspor taraftarın rakibine göre bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz. Zira ülkemizde elle pankart oluşturma kültürüne sahip olan bir kaç taraftarından birisi durumda Demirspor taraftarları. Demirspor taraftarları “Halkın Takımı” sıfatına yakışacak şekilde sosyal mesajlar içeren pankartları da asla ihmal etmiyorlar. En çok akılda kalıcı pankartları ise bu anlamda: “Biz Fransa Değiliz, Biz Soykırımı Bilmeyiz…” ve “Cumhuriyet’in Çocukları Ataları Gibi Onurlarıyla Ölecekler”

Adana Demirspor

Tabi pankartlar sadece sosyal mesaj vermek için hazırlanmaz, birbirlerini tahrik etmek için her türlü pankartı açıyor Çukurova’nın ateşli derbisinin taraftarları. Bu pankartlardan en ilginçleri Adanaspor taraftarlarının “Bu Şehirde Güneş Turuncu Doğar ve Batar” ve “Adana Turuncudur!” pankartlarıdır. Demirspor taraftarları ise buna ‘’Adana, Demirsporludur!..’’ ve “Bu Şehirde Sadece Portakal Turuncudur O da Yuvarlaktır” diyerek cevap verirler. Geçen yıl oynanan ve kayıtlara geçen son derbi maçta Demirspor’un belediyeden desteğine vurgu yapmak için Adana Demirspor’un kısaltmasını belediye başkanının adına uyarlayarak açtıkları “Aytaç Durak Spor” pankartı ise Demirspor taraftarlarını epeyi kızdırdı.

Pankart ve tezahürattan bahsetmişken her iki takımında ortak olarak haykırdığı- birbirlerinden habersiz tabi ki- ve pankarta da yansıyan bir tezahürat var, eskiler çok daha iyi hatırlar; “Sahipsiz Adana”. Hatta Demirspor’un vaktinde forma reklamı olmadığı için formasının göğüs reklam yerine “Sahipsiz Adana” yazarak maça çıkmışlığı bile var. Belki Adana’nın eskiden beri önde gelen insanları bu çağrıya kayıtsız kalmasaydı Adana Derbisi şu an UEFA belki de CL’de olacak ve tüm dünya bu derbiyi izleyebilecekti. Hayalperest değilim düşünün sanayi ve tarımda öncü bir memleket, İstanbul’un 3 büyüklerini bile kıskandıracak bir taraftar, imrenilecek bir futbol sevgisi ama işte maalesef bu futbol sevgisi şehrin önde gelenlerinde olmadığı için Çukurova Derbisi bugün bu halde…

Günümüzde futbolun endüstri haline gelmesi akabinde kulüplerin şirketleşmeleri bir çok derbiyi geçmişiyle meşhur hale getirse de Adana derbisi hala özünü koruyabiliyor. Liverpool şu an liman işçilerine ne kadar hitap ediyor? Bir liman işçisi vaktinde kendi gibi işçilerin kurduğu Liverpool’un maçına gitmek için maaşının belki de yarısını vermek zorunda. Ama Adana’da böyle değil Demirspor şirketleşmedi ve hala ‘’halkın takımı’’ olmaya devam ediyor, hala Demiryolu işçilerine hala işçi sınıfına hitap etmeye ısrarla endüstrileşen futbolda saf ve temiz kalmaya çabalıyor. Adanaspor ise şirketleşerek zamana ayak uydurmayı tercih etti, başarıları da belki de zamana göre doğru olanı yaptıklarının bir kanıtı.

Yazımızda sürekli Adana Demirspor’dan Demirspor diye bahsettiğimi fark etmişsinizdir, bunun sebebi Adana’da insanların iki takımdan ismi uzun olanın uzantısını kullanmayı tercih etmeleri.

Ne kadar şehrin önde gelenleri kentin dünyaya mal olmuş derbisine ilgisiz kalsalar da bu önemli derbi takımların ateşli taraftarları sayesinde sonsuza kadar var olacak… Mavi ve turuncunun zorlu mücadelesini en kısa sürede Süper Lig’de izleriz umarım.

Yorumlar

24 yorum var to “Hüseyin Ataş: Çukurova’da İşçi ve Patronun Amansız Mücadelesi; Adanaspor-Demirspor”

  1. Mehmet Deniz Güneş on Haziran 20th, 2009 12:19 pm

    merak ettiğim bu derbide şiddet olayları yaşanıyor mu? yani ailecek gidilip derbinin keyfini çıkarmak mümkün müdür? izmir’de göztepe-ksk derbisinde pek mümkün olmuyor bu ondan sordum.

    bir de bu derbiyle ilgili bir fotoğraf görmüştüm stadın yarısı turuncu yarısı maviydi ve mükemmel bir görüntüydü. maçlar yarı yarıya oynanabiliyorsa ne mutlu sizlere.(belki de sorumun yanıtı bu paragrafta gizlidir=))

  2. emir tanır on Haziran 20th, 2009 4:43 pm

    sorunuza şöyle bir cevap vereyim:Adana derbisi ailecek izlenebilir elbet ama resimde gördüğünüz stadın yarı yarıya olması durumu da sizleri aldatmasın çünkü maçlar çok gergin geçer ve muhtemelen her maç öncesi ve sonrası kavga çıkar..o yüzden pek ailelerle maça gidilmesini tavsiye etmem:)

  3. mustafa özdemir on Haziran 20th, 2009 6:15 pm

    evet mehmet abicim bizim stadımız yani 5 ocak ta mavi lacivert koltuklarda war turuncu beyaz koltuklara tabkiki bu oynanan futbol ve yer türkiye:) hiç kavga olmadı dersek yalan olur ama genel olarak ailece izlenebilmesi mümkün yerler de yok değil stadımızda …….<(halkın çoçuğum kendi takımımı tutarım :) adana demirspor)

  4. mustafa sancılı on Haziran 20th, 2009 8:28 pm

    bu derbide de en az göztepe-ksk macında olduğu kadar mevzu çıkıyor… ama bide şöyle birşey var ki bn Demirspor un fanatiğiyim kankam Adanaspor un ;)

  5. Behçet Kurtiç on Haziran 20th, 2009 10:33 pm

    Altın Koza’nın Adana’ya getirdiği Futbol Adamları köşe yazısını rastlantı sonucu okudum. Kitabım “Suya Yazılanlar” hakkında Cumhur Canbazoğlu’nun hakkımdaki yorumlarından gurur duydum. Ege Görgün, Uğur Vardan, Alper Turgut,Yusuf Güven ve Banu Bozdemir’e sevgi ve selamlarımı gönderiyorum. “Yenilmez Armada” bu efsane nasıl bitti? Sorularının yanıtını yazmakta olduğum “Hüzün Kulaçları” adlı ikinci kitabımda bulacaklar. Şunu kesinlikle ifade edebilirim ki, Adana’da futbol denince hala ve hala Adana Demirspor ön planda anılıyor. O kadar ki, Adana Demirspor ve Mavi Lacivert formasına duyulan hayranlıktan dolayı, yaşadığım Alanya’da 1980′lerde mavi lacivert formalı “Güneşspor” kulübü kurulmuş ve formasını hala en yakın Alanyalı komşum üç gün önce bana gösterdi. Rahatlıkla ve Adana dışında yaşamak zorunda kalan ben nereye gitsem futbol dünyasında Adana Demirspor’a duyulan özlem dile geitirilir. Ve ben bununla gurur duyuyorum. Her ne kadar Adana Demirspor “Halkın, Varoşların takımı olarak” bazılarınca dile getirilse de. Benim yaşadığım günlerde Adana Demirspor Adana’nın -Üzerine basa basa söylüyorum- Aristokrat (Soylu) spor anlayışına sahip bir spor kulübüydü. Tüm tepkilerin nedeni de zaten bu kulübün spor anlayışındaki soyluluktu. Bunu da olağan buluyorum. Adana Demirsporlu olmaktan da gurur duyuyorum. Adana Demirspor’un şu an ki, konumu ne olursa olsun Türkiye’de uyandırmış olduğu bu Aristoklratlık ruhunu ve saygısını hiç bir güç sonsuza değin silemez…
    Tüm Adanalılara sarsılmayan sevgilerimle…
    Behçet KURTİÇ
    “Yenilmez Armada”nın neferi

  6. Hulusi Kılıç on Haziran 21st, 2009 8:34 pm

    Adana Demirspor’a yapıştırılan varoşların takımı sıfatı Adanaspor’un Uzanlara satışından sonra gerçekleşmiştir,Adana Demirspor şüphesiz felsefesi olan üç beş takımdan biridir ülkede ama bu felsefe varoşların takımı seviyesine indirilmemeli..Adana Demirspor’un bugün her kesimden taraftarı vardır,dün de öyleydi..Hatta duruş olarak merhum Muharrem Gülergin’in yerleştirdiği prensiplerle aristokrat ve neticeye değil öze önem veren bir anlayışı benimsemiştir yıllardır..Abartılı transferlerden kaçınma,parayı koyan herkesin düdüğü çalamaması,altyapıcılık,büyüklüğünün ve ilk olmanın idrakiyle sonradan kurulan Adana takımlarını dışlama değil kucaklama,altyapıcılık hep bu prensiplerin neticesidir..Adana Demirspor’da Karabucak,Sabancı,Gökçe,Döner başkan olmuş ama Gülergin ve eski sporcuların idaresine bırakmıştır rutin işler ve kulüp işleyişini..Günümüze gelecek olursak her iki takım taraftarı içinde de her kesimden insan var,ama tabii ki Demirsporlu daha çok:-)))

  7. Şenol Yıldızdoğan on Temmuz 2nd, 2009 9:59 am

    Objektif bakışla aktarılmaya çalışılmış bir yazı için öncelikle Demirsporlu yazar arkadaşımıza teşekkürler. Tabi ki bizce objektif olunmayan bazı noktalara vurgular yapılmış ama neyse. =)

    Üzerinde vurgu yapılan işçi-patron sınıflamasıyla ilgili ciddi bir hata olduğunu düşünüyorum. Çıkalım sokağa ve soralım yoldan geçen 100 taraftara. Doğup büyüdükleri semt, uğraşları/işleri v.s. karşılaştırıldığında işçi/patron diye taraftarları ayırt etmenin hata olduğunu çok net görebiliriz. Hayır, Adanasporluların ½100′ü de patron sınıfına girse bile buna itirazımız olmaz ancak bu şekilde sınıflama yapmak, Adana Derbisi’ne bir sınıf farkı koyarak göstermek hata bence.

    Semt, mezhep, sınıf v.s. ayrımının olmadığı Türkiye’de ki tek, Dünya’da ki nadir(belki de Dünya’da da tek) derbilerden birisidir Adana Derbisi.

    Adana derbisine bir sınıf yüklemektense var olan durumun özetlerini çıkartıp, eksiler artılar üzerinde düşünmek ve gelecek nesillere daha renkli, güzel ve şiddetten uzak bir derbi ortamı bırakmak çok daha olumlu ve gerçekci bir adım olabilir diye düşünüyorum.

    tribundergi/forum’dan Demirsporlu bir arkadaşın yorumu: “Bu derbi, aynı fırından ekmek alan çocukların derbisi. Aynı okullara gidip beraber disipline verilen öğrencilerin, aynı sıcaktan aynı gece uyuyamayıp donla balkonda sigara yakan babaların, aynı dantel örneğini birbirinden alıp sehpaya örtü yapan annelerin derbisi. Aynı kulağı işitmeyen dedelerin ve aynı bacağında varis çıkan ninelerin derbisi. Kısacası 2 geçinemeyen kKardeşin derbisi bu!”

    Süper Lig’de buluşmak dileğiyle.

    Şehr-i Turuncu’dan selamlar. :)

  8. Adana Turuncudur on Temmuz 2nd, 2009 7:46 pm

    Halkız bizde en Adanalısından… Ne konuşursan konuş, ne yazarsan yaz Sadece Formamızın rengi değildir Turuncu…
    Ruhumuzunda Rengidir TURUNCU!
    İşçiyiz bizde en kralından, burjuvaya daha doğruru burjuva hitapları kalemine alıp, endüstriyelleşen Futbol yazarlarına İnat Turuncuyuk…
    Turuncu Selamlar!

  9. murat440 on Temmuz 2nd, 2009 8:00 pm

    Subjektif yorum nasıl yapılır sorusuna yazarın yorumları harika örnek teşkil etmektedir.
    Neden mi?
    Benim babam Adana Devlet Demiryolları Loko bakımdan emekli.Bana Adanaspor sevgisini aşılıyan 3 kişiden biridir.Geçmiş zamanda Adanaspor için metiyelerin yazıldığı zamanlarda hiç bir maçını kaçırmayan saatlerce sıra bekleyen taraftarlardandır.
    Buna bir sürü verilecek örnek var yazsak sayfalar yetmez.Şimdi soruyorum Adanaspor burjuva takımı mı?
    Demirspor’un 1. Lige çıktığı sene dev bir Sabancı pankartı vardı kapalı tribünde,şimdi bu mudur halkın takımı olmak.Madem halkın takımı neden yardım gecesinde 60.000 TL’yi zar zor topladır hani nerde halkı Demirspor’un.
    Adanaspor’un ismini anarken iki kere düşünün karşınızda eften püften bir takım yok tarihinde başarılar yatan yönetimiyle ve taraftarıyla dev bir camiya var bunu sakın unutmayın.Şehr-i Turuncu.

  10. Td1954 on Temmuz 2nd, 2009 10:56 pm

    Hulusi bey,

    15 senedir ne prensip kaldi, ne ekol, yazdiginiz seyleri dusunuyorum, yanina 15 sene boyunca demirsporda olanlari koyuyorum, ben bir anlam veremiyorum, siz nasil anlam verebildiniz cok sasiyorum… Oze onem veren, abarti transferlerden kacinma, parayi verenlerin dudugu calamamasi, altyapicilik vs, sanirim bunlar fii tarihinin demirsporu : )

  11. Td1954 on Temmuz 2nd, 2009 11:05 pm

    Yaziyla alakali olarak elestri icinde pek kendimizi yormamizin anlami yok, Adanaspor’un kurulus tarihini dahi yanlis yazilmis, Adanaspor taraftarini nasil bilecek yazar? Ben 25 senelik Adanasporluyum, hayatimda burjuva bir Adanasporlu gormedim, nasil burjuva takimi olarak biliniyormusuz cok merak ettim. Sanirim trajedi yaratmaya yonelik bir yazi yazmaya calismis arkadasimiz, yani bir tarafi halkin takimi, bir tarafi zenginlerin takimi olarak gostermeye calismis, cok yuzeysel ve gercekci olmayan bir yazi cikmis… Daha cok firin yemesi gerekiyor yazar arkadasimizin, biraz gercekten halkin icinde gezip yazi yazmasini tavsiye ediyorum, saygilar.

  12. utku gk on Temmuz 4th, 2009 12:41 am

    yorumlara katılıyorum. ve ekliyorum. bu tarz bir sınıfsal ayrımın vucut bulacağı son yerlerden biridir stadlar. stadlar dedim çünkü bu sadece adanada değil dünyanın her yerindedir. ne liverpool liman işçisi kalmıştır, ne river plate sosyete takımı. futbolun tek bir dili ve sınıfı vardır, o da topun çizgiden geçmesi. o anda tüm maaş bordroları, tüm nüfus kağıdı ayrıntıları, tüm diploma çeşitleri anlamını yitirecektir. trajedi yaratmak olmasa da işi romantizme vurmak ve markayı yüceltmek adına bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir tüm bunlar, ki endüstrileşme, globalleşme vızırtılarının içinde buna da şiddetle ihtiyaç vardır. on veya on beş veya yirmi yıl önce bu tip alt hikayeler barındırmayan (barındırsa da görmezden gelinen) güzellikler, varoluşlarını sürdürmek için bu tip ilginçlikler barındırmak zorundadır. buna da bir itirazım yoktur, gerekliliktir. benim de babam demiryolu işçisi ve her ay maaştan cüzi de olsa bir miktar para demirsporlara bağış olarak çekiliyor. bu her ne kadar kulüple aramızda bir organik bağ inşa etse de, evin içinde demirsporlara yönelik duyduğum methiyeler yok denecek kadar az. sınıf bilincini insanların içinde bile tam olarak yerleştiremeyen düzende, bu olmayan sınıf bilinci üzerine çok da ehemniyet arz etmeyen bir alan, futbol üzerinden söylem üretmek havada asılı kalıyor. üstelik takım tutmanın anlamsız ve tehlikeli bir şekilde din tutmak kadar yüceltildiği zamanımızda, yalnızca çocukken bir maçına gitmiş olmak, ve hatta yalnızca turuncuyu maviden daha sıcak bulabilmek bile o takımı tutmak için içinde bulunulan sosyal sınıfa bakmaktan daha kolay ve gerçek olabiliyor. kaldı ki hakın takımı olarak lanse edilen demirsporun ilk fırsatta milyondolarlık sponsorluk anlaşmasını bulması halinde üstüne atlamayacağını iddia etmek de yanlış olur. sistem farklılıkları kendi içinde sindirmekle görevli. bunu yaparken içine romantik mezeler katmak yalnızca ürünün reklamını cilalamaktır. rekabetin başarıyı getireceğini ve her fırsatta daha çok çalışılması gerektiğini öğreten öğreti bana ne demirsporu, ne boca juniorsu, ne de marsilyayı tutmak için yeterli sebepler sunamıyor. sonuçta biri adidassa, diğeri nike. farklı zenginlerin, aynı oyuncakları.

  13. Hüseyin ATAŞ on Temmuz 5th, 2009 8:26 am

    Ben burjuva takımı yazarken de halkın takımı yazarkende bu cümleleri tırnak içerisinde yazdım. Yani bu tanımlamalar benim değil ben sadece bu tanımlamaları kullanarak derbiyi ele almak istedim.

    Ayrıca benim tuttuğum takımın önemi yok, beni subjektif diye suçlamadan önce Adanaspor ile ilgili yazdığım cümlelere, duyduğum saygıya bir bakın ve biraz insaflı olun lütfen! ”Mavi ve turuncunun zorlu mücadelesini en kısa sürede Süper Lig’de izleriz umarım.” Bu sözüm bile iyiniyetli olan bir taraftar için ne kadar saygılı olduğumu görmeye yetiyor ama anlayana…

    ”Adanaspor geçmişte Sivas’ın yaptığını yaptı Adana’nın gururu oldu” sözümden dolayı bir çok Demirsporlu dostum ile aram açıldı. Pişman mıyım yazdıklarımdan değilim, ne kadar anlamak istemesenizde ben iki takıma da sonsuz saygı duyuyorum, Adana takımlarının birbirine daha saygılı davranırsa rekabetin her iki takımı da yukarıya taşıyacağına inanıyorum. Dilim döndüğü kadar da iki takımın rekabetini her yerde tanıtmaya çalışıyorum. Ayrıca sizi de tutan yok buyurun yazın yayınlayalım!

  14. v.kaplan on Temmuz 5th, 2009 9:43 pm

    burjuva yaftasını kesinlikle kabul etmiyorum…
    renklerin aşığıyız…
    maç günleri şehrin her köşesinden otobüs paraları olmadığı için stada yürüyerek gelen sayısız kardeşim var…
    deplasmana aç gidip aç dönenlerde cabası…
    ezilmişliğin etiketinide kabul etmiyoruz…
    işçiyi ezen burjuva etiketini de
    benim takımıma sevdamın baş sorumlusu
    30 yıllık işçi olan babamdır…
    işçioğlu işçiyim ben..

    son söz Adana Turuncudur

  15. Hulusi Kılıç on Temmuz 8th, 2009 10:43 am

    Yazı içerik olarak fi tarihine dönmeyi gerektiriyordu..Evet fi tarihinde böyleydi..Bu fi tarihi de çok eski değil,1965-1985 arasıydı..1985′ten sonra iki Adana takımı da fena halde birbirine benzemiş,maalesef ligler arasında giden gelen asansör takımlar olmuştur..Her iki takımın kesintisiz olan birinci lig serüveni dönemini yazdım ben,Adanaspor daha abartılı dış transfer yapan bir takım hüviyetindeydi o yıllarda,özellikle Fener’de kadroya giremeyen soluğu Adanaspor’da alıyor diye esprisi bile vardı,Adanaspor’da akıl alınan,camiada sözü geçen biri de yoktu o dönemler,Hikmet Savatlı gelir,yönetim yapar,sıkar parayı transfer yapar,yok Müslüm Toprak sıkar parayı Fenerden şu alınır falan filan..O yıllar esas alındığında biraz daha burjuvaziye açık olduğu söylenebilir yönetim yapısı itibariyle Adanaspor’un..Taraftarın burjuva olduğunu ise iddia etmedim,aksine her iki takımın da her kesimden taraftarı var..Son 15 yıl için yazılacak ne vara gelince..Demirspor’un yoksa Adanaspor’un son 15 yılı için de yazılacak birşey yok açıkçası..

  16. Be the first on Temmuz 9th, 2009 10:29 pm

    Yazar arkadas,
    Takiminin taraftar sitesinde bu yazinin kurgusunu bilerek isci sinifi ve patron olgulari uzerine kurguladigini yaziyorsun, burada sanki bunu inkar eder bir yorum yapmissin,
    Lutfen tutarli ol. Istersen orada yazdigini kopyalayip burada yayinlarim. Orada baska burada baska yorum yapma , zaten hangi takimi tuttugunu herkes biliyor, ve abi dediginiz Behcet bey sizin aksinize demirsporun aristokrat oldugunu soyluyor.
    Bu nasil bir celiskidir.

  17. Hüseyin ATAŞ on Temmuz 10th, 2009 10:08 am

    Ferah olun nerde ne yazdığımı biliyorum, siz yorulmayın forumda ne yazdığımı ben buraya kopyalayayım;

    ”benim inandığım bir şey var, Adana derbisini yeteri kadar pazarlayabilirsen çok ciddi bir marka değeri yaratılabilecek bir değer, bana göre bu gözle bakıyorum ben olaya.
    Yazıda da amacım derbinin reklamını yapmaktı gerçekten, özellikle işçi-patron gibi bir misyon yüklersen derbilere hep daha ilgi ve dikkat çekici oluyor. Bu yazıyı Adana dışından okuyan yüzlerce insan iki takımdan birinin lafı açıldığında pankartların güzelliğinden tutun da tüm Adana’nın bu maça kilitlendiğini …vb herşeyi biliyor ve konuşuyor olacak… ” forumdaki yazım bu aynen,

    Şimdi amacınızı ben anlamadım forumdaki yazımla yukarıdaki yorumumun çelişkili yerleri nereler söyler misin isimsiz arakadaş?

    İyiniyetle iki yazıya bakan bir İNSAN daha doğrusu futbolsever iki yazımda da amacımın derbinin tanıtımını yapmak olduğunu görebilir zaten. Ayrıca ben takımlara burjuva ve halk takımı gibi misyolar yüklemişim bunları kafamdan yazıyormuşum gibi nasıl düşünüyorsunuz anlamıyorum, tırnak içinde yazılan bir cümle, o cümlenin o tanımlamanın başka birine ait olduğu anlamına gelir!!!

    Adana futbolunu bilen biriyseniz söz konusu tanımlamaların kulüp başkanı seviyesinde bile kullanıldğını bilirsiniz.

    TEKRAR ÜSTÜNE BASARAK SÖYLEYEYİM ANLAMAK İSTEMEYEN İNSANLAR İÇİN BU BURJUVA VE HLAK TAKIMI TANIMLAMALARI BANA AİT DEĞİLDİR! YAZIDAKİ AMAÇ SÜREKLİ ADANA’DA KULLANILAN BU TANIMLAMALAR ÜZERİNDEN ADANA DERBİSİNİ TANITMAKTIR.

    BU ŞEKİLDE HER ŞEYİ ELEŞTİRMİŞ OLMAK İÇİN ELEŞTİREN İNSANLARA DA DİYECEK SÖZÜM YOK. BUYURUN SİZ YAZIN YAYINLAYALIM DEDİK ONA DA GELMİYORSUNUZ O ZAMAN YETER!!

    ARTIK İYİNİYETLİ OLMAYAN ELEŞTİRİLERİNİZE CEVAP VERMEYECEĞİM!

  18. Be the first on Temmuz 12th, 2009 8:14 am

    Bana 22 haziran tarihinde ulasan sizin dr. Hulusi nickli arkadasiniza cevaben yazdiginiz yazida aynen soyle yazmissiniz, bu bir alinti degil , cumlenin basi ve sonu

    ‘ Amacim kisa ve oz bir bir sekilde adana derbisini tanitmamk ve isci patron savasiymis gibi bir misyon yuklemekti, zaten gercekten boyle bir durum soz konusu’

    Simdi burada sizin ana yazinizda dediginiz gibi bir baskasinin sozlerininden alinti degil. Inandiginiz ve zaten var olan gercegi -sizin ifadelerinizle- yazdiginizi soyluyorsunuz.

    Buna ne cevap vereceksiniz.

    Bu arada ismim Mahir Alev

  19. Turuncubeyaz on Ağustos 11th, 2009 11:59 am

    Daha çok ilgi çekmek adına -aklıbaşında- demirsporluların bile kabullenemeyeceği (ki yorumlarda bile her iki takımında farklı minvallerde taraftarı vardır diye tasdik edilenler ortatadadır) halk/burjuva sınıfsallarını nasıl kullanabilirsiniz ? burada iyiniyetli diye bahsettiğiniz stratejiniz mutlaka bir tarafı mağrur bir tarafı mazlum göstermeyecekmi sizce ? 1957 kuruluş yılımız değildir ayrıca… Bu kadar ” ulvi ” amaçlarla yazacağınız yazıyı daha özenle yazmanız gerekirdi. Ayrım yapmıyorsanız En azından sizin idrak bile edemeyeceğiniz kadar Büyük Bu Takımın Kuruluş tarihini doğru düzgün yazmanız icab ederdi…

  20. batuhan on Ağustos 13th, 2009 11:49 am

    Sanırım yazınız benim adanaspor-demirspor yazımdan esinlenerek yazılmış.
    Benim yazım demirsporlular tarafından da benimsenip sitelerde yayınlandı ancak yazınız buram buram taraf kokuyor.Bizim grubumuzda bir tane bile yüksek geliri olmayan insan varken nasıl yakıştırdınız bu burjuva sıfatını.Okurken sinirlenmemek elde değil.
    Yakışmamış.

  21. batuhan on Ağustos 13th, 2009 11:59 am

    Artı olarak bakarsak siz derbiyi tanıtma adına bir yazı yazmışsınız ancak ben bu yazı ile bu derbinin tanınmasından utanıyorum.Resmen siyasi görüşlerime ters olarak kendi camiamı tanıtmışsınız.Adanasporun arkasında Belediye gibi büyük güçler olmamıştır hiçbir zaman.Uzanlar dönemi dışında maddi yönden iyi bir zaman da geçirmemiştir.Şehirdeki adaletsizliklerde hep mağdur olan taraftır ”ADANASPOR”.
    Türkiye genelinde bu yazıyı okuttuğunuz 100 insan varsa 99 tanesi Adanaspor’a antipati ve Demirspora sempati duyacaktır.Bir test edin isterseniz.Olayı yaşayarak kavrayıp sevmek varken, insanları kendi görüşlerinize göre yönlendirmek hoş değil.
    Dünyada belirli kutuplarla bölünmeyen belki de tek derbidir Adana derbisi.Üst komşum Demirsporlu, Ben Adanasporlu.Ancak sizin vermek istediğiniz mesaj Adanasporlu Göl kenarında oturan villadaki insan, Demirsporlu hürriyette fırında çalışan insan misali olmuş.İnatla savunmaktan ziyade neden tüm demirsporluların yazınızı beğenmesini ve Adanasporluların yazınızı eleştirmesini dikkate alıp yazınızı silbaştan yapmalısınız.

  22. Vicdansız on Eylül 8th, 2009 11:25 am

    Biz işçi takımıyız Adanaspor burjuva takımı ilginç gerçekten ilginç sen neye dayanarak bu yorumu yapıyorsun bu Adanaspor ismi üzerinden prim yapmak değilde ya nedir insanlara Adanasporu antipatik göstermek içni elinizden geleni yapıyorsunuz allahını seversn söyle gazipaşa kimin mekanı ? bir tane adanasporlu bulmak zordur orda ama adımın atsan demirsporluya çarparsın ama git kiremithaneye şakirpaşaya hürriyete gülbahçesine İstemedğin kadar Adanasporlu bulursun Bu mahallenin insanı ne işle meşgul oluyor sen söyle bana hadi….

  23. hüseyin on Eylül 21st, 2009 9:01 pm

    halkın takımıyız diyorlar çoluk çocuk demeden saldırıyorlar polisi taşlıyorlar iş yerlerinin camlarını kırıyorlar ermeniyizdiye pankart açıyorlar ABB 15 milyonluk takım kuruyorlar son maçta elenip kendilerine sahip çıkanlara küfür ediyorlar burjuva dedikleri kimselerin kapına dayanıp pankart parası istiyorlar sonrada halkın takımıyız diyorlar… belediyenin takımı nezaman halkın takımı oldu çarşı grubu ne yapıyorsa haftasında taklitini yapıyorsunuz adananın zengin çocuklarının paralarıyla meşale alıp yakıyorsunuz madem halkın takımısınız niye sahipsiz adana diye bağırıyorsunuz …. ADANASPOR TARİHİYLE HERZAMAN ÜSTÜNÜZDE OLACAKTIR…

  24. turuncu devrim on Mart 4th, 2010 9:30 pm

    yazınızı siteleri dolaşırkn denk geldi okudum…apaçık ortadaki bi adanaspor düşmanısınız bu anlamamak için salak olmak gerek…adanasporumuza burjuva takımı demişsiniz demirspora halkın takımı…bi yerde bu şehrin asaleti olan bu şehrin renkleri olan TURUNCU-BEYAZ renklermizi aşşalamaya çalısmıssınız..çukurovamızın tarlalarında yazın o sıcağnda çalısan adanasporlu onlarca işçiler burjuva değil mi?yoksa asalak gibi bi belediye baskanın parasıyla prim yapan takım ve bu takımı destekleyen taraftarlar mı burjuva…(bi yerde hak werebilirm bi belediye baskanın şehrin takımlarına destek wermesine ama bunu adaletli-eşit şekilde yapaçaksa hak verebilirm)tarftarlarını övmüşşünüz ads nin…neyini övdünüz?livorno maçında acılan pkk yandaslı pankartlarımı yoksa 3 büyüklerden die tabir edilen kahpe bizansa yaptığı yalakalıklarımı.BİZ BU ŞEHRİN RENKLERİYİZ…KİMLE DALAŞTIĞININ FARKINA VAR!!!

Söyleyecek bir çift lafım var