Bora İşyar: Tarihin En Şok Edici Transferleri

Haziran 25, 2009

bora işyar

Tarihin en kötü ya da en şaşırtıcı transferleri hangileriydi diye merak ediyorsanız…

Luther BlissettLuther Blissett

1983 yılında Watford’dan AC Milan’a 1 milyon sterlin karşılığında transfer oldu. İngiliz gazeteleri bu transferi, ‘Milan yanlış Watford’lıyı transfer etti’ diye duyurmuşlardı. Çalışkan bir oyuncu olan Blissett ne yazık ki, oynadığı mevki için şart olan, gol atma yeteneğine sahip değildi. Milan için oynadığı 30 maçta 5 gol atabilen Blissett, bir sezon sonra adaya geri döndü. Blissett’in Milano’daki en büyük etkisi ise, İtalya’da 1980 sonrası ‘Luther Blissett Projesi’ adında bir anarşist koalisyon kurulması oldu.

Allan SimonsenAllan Simonsen

1983 yılında Barcelona’dan Charlton Athetic’e 300,000 sterlin karşılığında transfer oldu. 1982 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu seçilen Simonsen’ın Barcelona’dan ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyordu zira İspanya’da yabancı oyuncu sınırlaması vardı ve Maradona’yı transfer etmiş olan Katalan ekibi Simonsen’i kadrosunda tutamayacaktı. Herkes orta saha oyuncusunun Bundesliga veya Seria A’ya geçmesini beklerken, o İngiltere ikinci ligini tercih etti. Ne yazık ki, Charlton’da çok başarılı bir yarı sezon geçiren Simonsen, Charlton maaşını ödeyemediği için takımdan ayrıldı.

Ali DiaAli Dia

1996 yılında bonservisi elinde olarak Southampton’a transfer oldu. Futbol endüstrisinin günümüzdeki kadar globalleşmemiş olduğu bir dönemde Avrupa dışında oynayan oyuncular hakkında çok fazla bilgi sahibi olmak mümkün olmuyordu. Ali Dia da bu bilgi noksanlığından istifade edip, Senegal ulusal takımının formasını 13 kez giydiğini, George Weah ile akraba olduklarını, ve kariyerinde 5 gol krallığı olduğunu iddia etmiş, bunlara inanan Souness da oyuncuyu Southampton’a getirmişti. Dia güney İngiltere ekibinin formasını 30 dakika giyebildi. Bu yarım saat içinde Dia o kadar kötü oynadı ki, hemen takımdan yollandı.

Ronnie O’BrienRonnie O’Brien

1999 yılında Middlesborough’dan Juventus’a transfer oldu. O’Brien aslında yetenekli bir oyuncuydu ama son kertede Middlesborough’nun rezerv takımından daha üst bir seviyede forma giymemişti. 20 yaşındaki İrlandalı oyuncuyu elinden çıkarmaya çalışan M’boro Juventus’tan gelen teklif ile şok olmuştı. ‘hayallerim gerçek oldu’ diyen O’Brien iki yıl boyunca çeşitli takımlara kiralandı ve Juventus forması giyemeden ABD Major Lig takımlarından FC Dallas’a satıldı.

Claudio CaniggiaClaudio Caniggia

2000 yılında bonservisi elinde olarak Dundee’ye transfer oldu. 1990 Dünya Kupası’nın yıldızlarından Arjantinli oyuncu kokain macerası yüzünden en iyi zamanlarını geride bırakmıştı ama yine de Arjantin’in en büyük ikinci yıldızını Dundee’de görmek yine de büyük bir şoktu. Caniggia ilk maçında golle buluştu ve Dundee forması altında çok başarılı maçlar çıkarıp, Rangers’a transfer oldu ve 2002 Dünya Kupası kadrosuna çağırıldı.

David BellionDavid Bellion

2003 yılında 2 milyon sterlin karşılığında Sunderland’den Manchester United’a transfer oldu. Küme düşen Sunderland takımında bile ilk 11’e giremeyen Bellion’da Sir Alex Ferguson’ın ne gördüğünü kimse anlayamadı. Lig Kupası’nda bir maç oynayan ve United’da hiçbir lig maçında ilk 11’de yer bulamayan Bellion Fransa’da futbol hayatına devam ediyor.

SocratesSocrates

2004 yılında bonservisi elinde olarak Garforth Town’a transfer oldu. İşte listemizin gerçek şok ismi. 50 yaşındaki Socrates, Garforth başkanı Simon Clifford’un Brezilya’da fakir çocuklar için futbol okulları açmayı kabul edince, Yorkshire’e geldi. Socrates toplamda 12 dakika forma giydi ama taraftarlar için Garforth’un en büyük futbolcusu olmuştu bile.

Mark HateleyMark Hateley

1984 yılında 500,000 sterlin karşılığında Portsmouth’tan AC Milan’a transfer oldu. Hateley güçlü ve mücadeleyi seven bir forvet oyuncusuydu. Brezilya’ya karşı ulusal forma altında attığı gol, henüz ismi çok da duyulmamış oyuncunun Milan’a transferini sağladı. Hateley yurtdışında başarılı olan İngiliz oyunculardan birisi olmayı başardı. 3 yıllık Milan macersaından sonra 3 yıl da Monaco’da oynayan Hateley, futbol hayatını Rangers’da sonlandırdı.

Yorumlar

5 yorum var to “Bora İşyar: Tarihin En Şok Edici Transferleri”

  1. Egomania on Haziran 26th, 2009 11:47 am

    Yerli transferlerden katkı yapmak gerekirse…

    Galatasaray’da Mustafa Denizli’nin yaptığı İorfa transerini tek geçerim. Bir de Hollandalı bir sol açık almışlardı saçma sapan…

  2. Bora İşyar on Haziran 26th, 2009 12:24 pm

    Tabii ki bir de Gordon Milne’nin Peru’da buldugu Francesco Manessero’yu ekleyebiliriz. TSYD kupasi macinda Galatasaray’a karsi penalti kazanmisti Besiktas. Francesco geldi topa, penalti noktasinin etrafindaki tum cimleri yoldu. Hatta bayagi kel kalmisti penalti noktasi cevresi. Sonra da penaltiyi kacirdi. Besiktas da yollamisti hemen Francesco’yu.
    Soyle bir rivayet var:milne 23 yasinda diye almis bu oyuncuyu. bir de menajeri bir suru gazete yazisi falan getirmis iste frikik ustasi, peru’nun gelecekteki tek yildizi falan diye. sonra 32 yasinda oldugu ortaya cikmis. bir de youtube yok o zamanlar tabi, gercekten frikik ustasi mi onu da kontrol edemiyorsun :)) biraz bu man utd’a giden Ali Dia hikayesi gibi

  3. Pulup on Haziran 26th, 2009 12:30 pm

    Osvaldo Darío Nartallo vardi.. super golcu.. :)

  4. Bora İşyar on Haziran 26th, 2009 6:54 pm

    aslinda boyle sok edici bir transfer Trabzonspor’un yaptigi Kevin Campbell transferi. Baslangicta hic kimse inanamamisti. Sonra da baskan (mehmet ali yilmaz) Campbell’in ten rengi nedeniyle oynamasi gereken bir futbol tarzi oldugunu ve bir turlu boyle oynamadigini belirtmisti. gidisi de gelisi kadar sok etkisi yaratmisti

  5. levent özgün on Haziran 29th, 2009 10:39 am

    Zvan Lukovcanı unutmamak gerek..86-88 sezonları arasında (bu kadar başarısız olup da bu kadar uzun süre takımda kalması tuaf) Fenerbahce kalesini koruyan daha dogrusu koruyamayan , her Beşiktaş maçında ortalama 4 veya 5 gol yiyen , ilk sezonunda 26 maçta 26 maçta 39 ikinci sezoununda 38 maçta 43 gol yeme başarısı gösteren , dönemin başkanı Aziz Yılmaz tarafından dövdürülüp silahla kovalandığı rivayet edilen bir kaleciydi.O zaman youtube olsa yediği goller komik goller sıralamasında ilk 5 i kesin alırdı..( Çorabını düzeltirken yediği , top avuta gidiyor diye kale direğine asılırken yediği gol )..Hatta bir maçta yediği golden sonra Müjdat ile girdiği diyalog meşhurdur
    -Lukovcan : Nerde bre defanz
    -Müjdat : Senin a……..
    -Lukovcan :?

Söyleyecek bir çift lafım var