Bora İşyar: İngiltere’de Alt Liglerde Neler Oluyor…

Mayıs 15, 2009

Bora İşyar
Dünyanın dört bir yanındaki futbolseverler Manchester United’ın Premier League şampiyonluğunu, Middlesborough’nun önlenemez düşüşünü, ve West Bromwich Albion’un tarihe geçecek comeback’ini bekleye dursun, biz alt liglerde ne olduğuna bir bakalım dedik. Henüz yükselme-düşme heyecanı bitmedi zira play-off’lar devam ediyor. Fakat İngiltere’de bu sezon alt liglerde o kadar büyük bir heyecan yaşandı ki, sezonun panoramasını çizmek için bir üst lige çıkan son takımları beklemeye gerek görmedik.

Mick McCarthy

İçinde Türkiye Süper Ligi’nin de bulunduğu çoğu kıta Avrupa’sı liginden daha fazla TV ve stadyum seyircisi çeken Championship ile başlayalım. Manchester United’ın efsanevi orta saha oyuncusu Roy Keane ile giriştiği kavga ile hatırladığımız, İrlanda Cumhuriyeti ulusal takımının eski teknik direktörü Mick McCarthy’nin takımı Wolves nispeten rahat bir sezon sonrası tekrar Premiership’e yükseldi. McCarthy’ye göre, İngiltere’nin ‘asansör’ takımlarından biri olan Wolves’ın amacı gelecek sezon Championship’e geri dönmemek ve bu sayede Premiership’in gedikli takımlarndan biri haline gelmek için gerekli olan finansal yapıyı kurabilmek.

Premiership’e play-off oynamadan ikinci takım ise Birmingham City. Bir dönem İskoç ulusal takımının da teknik direktörlüğünü yapan Alex McLeish’in takımı önümüzdeki sene için genç oyunculara yatırım yapıp Premiership’de kalmayı amaçlıyor.

Birmingham City

Premiership’e yükselecek son takımı belirleyecek olan play-off finalinde ise taraflı tarafsız tüm futbolseverlerin büyük sempati duyduğu iki takım karşı karşıya gelecek: Preston North End’i rahat eleyen Sheffield United, ve Reading’i biraz da şaşırtıcı bir şekilde play-off dışına iten Burnley. Eğer Burnley, Sheffield United’ı da elerse, son yılların en büyük sürprizlerinden birine imza atmış olur ancak kadrosunda Naysmith, Ehiogu, Speed ve Cotterill gibi tecrübeli isimler bulunduran Blades büyük ihtimalle seneye Premiership’de boy gösterecek.

Blades

Gelelim asıl sürprizlerin yaşandığı düşme hattına. Bu sezon üç efsane takımın önlenemez düşüşüne şahit olduk. Charlton Athletic’in trajik düşüşü devam ediyor. Charlton Championship’in fiziksel oyun tarzına bir sene bile dayanamadan Division I’e düştü. 46 maçta sadece 39 puan toplayabilen takımın seneye Championship’e yükselmesine şimdiden imkansız gözüyle bakılıyor.

Championship’e veda eden bir başka büyük isim ise Norwich City. Eski Newcastle United menajeri Glenn Roeder’in 2009 Ocak’ına hadar yönettiği Norwich City gelecek yıl genç oyuncularını kullanıp Championship’e geri dönmeyi planlıyor. Ve son olarak, Southampton. Bu hikaye benim gibi İngiltere’den futbol programlarını çocukluklarından beri takip eden futbolseverler için en trajik olanı. Matthew Le Tissier’in takımı olan Southampton’ın mali sorunları nedeni ile 10 puani silindi. Ne yazık ki takım zaten küme düşüyor olduğu için bu 10 puanın bir dahaki sene, Division I’de silinmesine karar verildi. Günümüz futnoluna ayak uyduramayan, gerekli finansal kaynakları bulamayan, ve biraz da geçmişte yaşayan bir takımın acıklı hikayesidir Southampton’ın hikayesi. Şimdilerde Matthew Le Tessier’in takımı satın alıp üç sene zarfında Premiership’e geri çıkarmayı planladığı konuşuluyor. Umut asla bitmez…

Matthew Le Tissier

Bu sene Championship’de play-off’ları son gün kaçıran Cardiff City, sezon boyunca dört farklı teknik direktörle çalışan Queen’s Park Rangers ve Paul Jewell yönetiminde küme düşmekten son iki hafta kurtulan Derby sezonun hayal kırıklıkları oldular. Nottingham Forest ise Championship’i ilk sezonunda 19. olarak bitirerek nostaljik futbolseverlere teselli kaynağı oldu.

Division I ise futbolseverlerin tanıdığı başka bir takımın yükselişine sahne oldu. Leicester City 96 puanla ligi lider olarak bitirirken, Peterborough büyük bir sürpriz yaparak ligi ikinci sırada bitirdi ve gelecek sezon Championship’de oynamaya hak kazandı. Her iki takımın da Championship’de devamlılık sergileyebilmek için transfer piyasasında aktif olmaları şart. Play-off’larda her Chelsea taraftarı gibi ben de Leeds United’ın Millwall’a elenmesine üzüldüm. Bu saatten sonra ne Scunthorpe United’ın ne de MK Dons’un Millwall’a rakip olabileceğini zannetmiyorum. Division I’de kalpleri kıran ise Crewe Alexandria’nın küme düşmesi oldu. Küme düştükten sonra 10 oyuncusunu kaybeden Crewe’in teknik direktörü Gudjon Thurdarson önümüzdeki sezon tecrübeli oyuncuları kiralama yöntemiyle takıma katacaklarını ve Division I’e geri döneceklerini iddia ediyor.

Ve Division II… 90’lı yıllarda TRT 2’de Avrupa’dan Futbol programını izleyen bizlerin belki de ilk tanıştığı İngiliz takımlarından Luton Town artık amatör kümede mücadele edecek. Championship Manager müptelalarının aşina olduğu Exeter ise seneye Division I’de boy gösterecek.

Yazımı Division II’ye yükselmek için Cuma akşamı play-off final maçında Cambridge United ile karşılaşacak, eski Manchester United oyuncusu, ve benim hala hayranlıkla hatırladığım Lee Sharpe’ın futbola başladığı Torquay United’a şans dileyerek ve Non-League’e (ulusal amatör küme diyelim) yükselen Wimbledon’u kutlayarak bitiriyorum.

Not: İngiltere’de alt lig play-off maçları hiçbir Premiership maçı ile çakışmıyor. Aynı zamanda tüm play-off final maçları Wembley’de oynanıyor ve binlerce seyirci stadda, onbinlercesi ise canlı yayında izliyor. Türkiye’de ise – eğer program değişmedi ise – Bank Asya play-off finali Turkcell Süper Lig’inde belki de şampiyonu ve küme düşecekleri belirleyecek maçlar ile aynı saatte, Ankara ASAŞ stadında oynanıyor. Belki de hep sahip olmak istediğimiz futbol kültürü ile sahip olduğumuz iddaa kültürü arasındaki fark burada saklı.

Yorumlar

Söyleyecek bir çift lafım var