Diego, Juventus’un yeni umudu (Goal dergisinden)
Aralık 31, 2009
Diego şimdiden Juventus’ta Alessandro Del Piero’nun varisi olarak gösteriliyor. “Juve” Brezilyalı için 24.5 avro ödedi. Bu, oldukça yüksek bir transfer bedeli. Diego’nun Bundesliga’dan daha büyük bir ligde de kendini ispatlaması gerektiği çok açık. En azından kendisi bu konuda iddialı…
Ege Görgün: Son 10 Yılın En İyi Trabzonpor 11′i
Aralık 31, 2009
Ege Görgün, son 10 yılın en iyi Trabzonspor 11′ini Goal.com için hazırladı.
Oğuz Öztürk: “Biz kırmızıyız, biz beyazız, biz Danimarka dinamitiyiz!”
Aralık 29, 2009
Küçük, çoğu zaman soğuk, sarışını bol olan, kendinden kat kat büyük bir adaya sahip olan, ve insanları ülkeleriyle gurur duyan, çok güzel büyüyen ve saygı kazanan bir ülke Danimarka. Peki Danimarka bir futbol ulusu mu? Bunun cevabı herkese göre değişir sanıyorum. Bayan hentbolu ve badminton da birçok kişiye orada hitap ediyor. Fakat futbol kadar konuşulacak bir konu bulunamıyor. Futbol bu yüzden bir numara.
Türkiye’ye transfer olmasını istediğiniz 10 futbolcu?
Aralık 26, 2009
Hep kolay soracak değiliz ya. Bu kez zorlayalım istedik yazarlarımızı ve dostlarımızı. Onlardan Türkiye’ye transfer olmasını istedikleri 10 yabancı futbolcuyu sıralamalarını istedik. Buraya kadar zorluk yok. Ama işleri zorlaştıran bir şart öne sürdük. Bu listelerin ayakları yere basan listeler olması gerekiyordu. Yani Türikye’ye transferi akıl ve mantık çerçevesinde mümkün futbolcuları seçmeliydiler. Yoksa herkesin listesi Ronaldo, Ronaldinho ve Kaka gibi futbolculardan oluşurdu. İsteyenin, bu futbolcuları hangi takımlar için uygun gördüğunu de yazabileceğini ekledik ardından. İşte sonuçlar…
Aytekin Akay: 2016 ve Trabzon
Aralık 26, 2009
1924 Paris Olimpiyatlarına giden iki sporcu, Kuğuzade Süleyman Rıza, Kelle İbrahim..
İkisi de Trabzonlu.
Kuğuzade Süleyman Rıza, Türkiye’de yazılan ilk futbol kitaplarından Asosyeşin Futbol’un da yazarı. Paris Olimpiyatları’nda sırıkla atlamada rekor kırıyor. İdmanocağı’nın eski bir futbolcusu Süleyman Rıza, gülle atma ve atletizm gibi sporlarda mücadele eden komplike bir spor adamı.
Kelle İbrahim, aynı şekilde Türkiye’nin katıldığı ilk olimpiyatlarda olimpiyat takımında yer alan diğer sporcu. Yaşamının büyük bir kısmı İstanbul Beykoz da geçse de Trabzonlu.
Türkiye’de futbolun, İstanbul, İzmir’den sonra en eski oynandığı kent. Sadece futbol mu? Cirit, atletizm, jimnastik, boks, hentbol. Hepsinin bu kent tarihinde yeri var.
Cumhuriyet’in ilanından önce Ankara’da futbolun ne olduğuna dair akıl yürütmeler yapılırken, Trabzon’un köylerinde formalı, çoraplı, takım olgusu içinde futbol turnuvaları düzenleniyor.
Bu kültür üzerinde yükselen Trabzon, 1970’lerin ikinci yarısında bu kez futbol iktidarına direniyor. Daha doğrusu futbol topunu iktidarların elinden alıyor. Bir ilk, İstanbul kulüpleri dışında Anadolu’dan da bir şampiyonun çıkıyor.
Am o Trabzon, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için belirlenen aday kentler içinde olamıyor. Aday kentlere bakıyorsunuz, bir de Trabzon’a…
Bugün Euro 2016’ya aday kentler içinde gösterilen Kayseri futbolda şampiyonluğa oynuyorsa, Trabzonspor şampiyon olduğu için.
Bursaspor, kent takımı kimliğini öne çıkarıyorsa, önünde Trabzon gibi bir rol model olduğu için.
Türkiye liglerinde amatöründen, en profesyoneline her ilde her takımda mutlaka bir Trabzonlu futbolcu olduğu gerçeğini söylemek istemiyorum bile.
UEFA’nın merkezine İsçivre’nin Zurich kentindedir. Oraya gittiğinizde, ülke haritaları ve haritalar üzerinde futbolda şampiyon takımların kentleri üzerinde ışıklar vardır ve o kentin isimleri yazar. Türkiye haritası üzerinde sadece iki kentin üzerinde ışık var:
İstanbul ve Trabzon…
Trabzon bu olaydan nasıl bir sonuç çıkaracak merak ediyoruz. Yine bağırıp çağıracak, sonra kavgalar, gürültülerle bu kazık da unutulacak.
Ey Trabzonlu, Trabzonsporlu..!
Bu ülke futboluna, sporcu ver, teknik direktör ver, spor adamı ver, yönetici ver, bakan ver, gençlik spor müdürü ver.
Ama sana bir şey yok.
Şampiyonluk yok.
Stadyum yok…
Organizasyon yok.
Galatasaray’a, Kayseri’ye, Urfa’ya var Trabzon’a yok.
Trabzonlu, yüzyılın başından yüzyılın sonuna neden Urfa ile Adana ile aynı kefeye konduğunu bir zahmet kendine soracak. Bu zemin kayması, bu mevzi kaybının ne anlama geldiğini Trabzonspor üzerinden düşünmek zorunda.
Michael Fink: “Artık arabamı bile Türkler gibi kullanıyorum.”
Aralık 25, 2009
Michael Fink Beşiktaş’taki ilk maçında hem sezonun ilk golünü attı hem de Fenerbahçe derbisinde galibiyet kapısını açan müthiş volenin sahibiydi. Saha içindeki karakterini tanımlarken, agresif ama kasıtlı sertlikten kaçınan, âdil ve Fair-Play ruhuna sahip bir oyuncu olduğunu söylüyor. Almanya’da çok sayıda Türk arkadaşı olmasına rağmen Türk insanını İstanbul’da tanımaya ve Türkçe öğrenmeye başladığını anlatıyor. İstanbul’a adapte olmakta zorlanmadığını söylerken, “Artık arabamı bile Türkler gibi kullanıyorum” diyor.
Alper Kaya: Kaçakspor
Aralık 25, 2009
Diyarbakırspor’dan Espinoza ve Eskişehirspor’dan Youla aynı hafta içinde ülkeyi terk edince hafızalarımızı zorlayarak daha önce ülkeyi veya sadece takımını terk etmiş oyuncuları analım dedik.
Fuat Yaman: “Bu ülkede milli takım çalıştırabilecek sadece Fatih Terim ve Mustafa Denizli yok!”
Aralık 25, 2009
Bank Asya 1. Lig takımlarından Altay’ın teknik direktörlüğünü üstlenen Fuat Yaman’ın, kendi takımı Altay’dan milli takıma teknik adam arayışına kadar pek çok farklı konuda görüşlerini aldık.
Altay hakkında…
Altay genç bir takım olduğu için final maçlarında başarısız bir takım görüntüsünde. Bu sezon daha dengeli, iskeleti yine gençlerden oluşan ama tecrübeli oyuncularla bezenmiş bir kadro kurmaya çalıştık. Zafer Biryol, Levent Kartop ve Kılıçarslan Topuz transferlerini bu bağlamda örnek verebilirim. Altay şuan istediğim seviyede değil oyun itibariyle fakat puan olarak beklediğimizden daha iyi bir durumdayız. Deplasmanlarda özellikle çok iyi bir grafiğimiz var.
Beşiktaş transferleri ve Avrupa’daki başarı şansı…
Beşiktaş’ta transferler özellikle son iki yıldır çok plansız, programsız yapılıyor. Yeterli araştırma ve pazarlık yapılmıyor. Alınan oyunculara verilen fiyatlar dünya futbol piyasasına göre oldukça fahiş fiyatlar. Beşiktaş’ın çok beğenildiği Wolfsburg maçındaki oyunu dahil bana futboluyla pek umut vermiyor Avrupa’da başarı için ayrıca.
Bank Asya 1. Lig’de Şampiyonluk Yarışı ve Konyaspor…
Konyaspor şu ana kadar oynadığı oyunun karşılığı olan puanın daha fazlasını kazandı. Puan kayıp etmesi normal sayılacak birçok maçı kayıpsız atlattılar. Bu açıdan biraz şanslı maçlar çıkarttı diyebilirim. Ligin daha 3’de 1’i bile oynanmadı ama ben kendi takımımı, Altay’ı şampiyonluk yolunda favorilerden biri olarak görüyorum. Konyaspor, Rizespor ve biz şuana kadar diğer takımlara göre daha hazır ve dengeli bir görüntü çizdik. Sezon başındaki kadrolara bakarak Giresunspor ve Boluspor’un da iddialı olacaklarını düşünmüştüm ama herkesi yanılttılar.
Bank Asya 1. Lig başarının sırrı?
Bu lig gerçekten birçok yönden futbol kalitesi taşıyor. 1. Lig’de kağıt üzerinde pahalı olan futbolcuları transfer etmeniz pek önem taşımıyor Giresunspor’un kadrosu, kalitesi ortada ama takım olmayı başaramadığınız zaman bu pek de önemli olmuyor, Giresunspor bu konuda önemli bir örnek teşkil ediyor bu sezon. Ayrıca teknik ekibin istikrarı çok önemli. Geçtiğimiz sezon şampiyon olan Manisaspor arka arkaya 5 maç kayıp etmişti bir dönem ama sabır edildi şampiyon oldular! Aynı şekilde Diyarbakırspor. Sonuç itibariyle, ülkemizin günü kurtarma çabası içinde olan futbol takım yöneticilerinin yüzünden bu istikrar pek mümkün olmuyor. Bunu sağlayabilen de zaten büyük oranda başarıya ulaşıyor.
İzmir’in Bank Asya 1. Lig’deki 3 takımı da oldukça iddialı bu sezon…
Evet, Bucaspor’un başarısı ve iddiasını sürpriz bulmuyorum bunu belirterek başlayayım. Sezon başında TSYD maçlarında izlediğim Bucaspor’un bu ligde iddialı olacağını öngörmüştüm. Çok dengeli ve birbirini tamamlayan bir kadro yapıları var. Önemli bir avantaj bu onlar adına. Karşıyaka’dan biraz daha iyi bir başlangıç bekliyordum ama yeni bir ekip olmalarından dolayı biraz zamana ihtiyaçları olduklarını düşünüyorum. İç saha maçlarını da seyircisiz oynamaları etkiledi tabii ki. İlerleyen haftalarda mutlaka yarışın içine dahil olacaklardır diye umuyorum.
Fatih Terim’in İstifası ve Milli Takımımızın Antrenör Tercihi hakkında…
Milli takımın başarılarında en büyük payı almayı başaran Fatih Hoca, başarısızlıkta da bunun sorumluğunu almalıydı. İstifasını doğru buluyorum. Ulusal takımların hocalarının yerli olmasından yanayım. Ama ülkemizdeki medyanın böyle zamanlarda kamuoyunu 2 tane hocaya yönlendirmesini de son derece yanlış ve haksız buluyorum. Bu ülkede milli takım çalıştırabilecek sadece Fatih Terim ve Mustafa Denizli yok! Yeter ki etrafınıza bir bakın Türk Milli takımını çalıştırabilecek o kadar başarılı ve donanımlı teknik adam var ki…
Halihazırda yurtdışına giderse başarılı olacağını düşündüğünüz 10 Türk futbolcusu hangileridir?
Aralık 21, 2009
Bu soru aklımıza takıldı ve biz de yazarlarımıza, dostlarımıza ve okurlarımıza danışmaya karar verdik. Sahiden şu anda futbol hayatı devam eden hangi oyuncularımız Avrupa’da başarılı olabilir size göre? İsteyenler hangi oyuncunun hangi ülkede başarılı olabileceğini de ekleyebilir.
Bora İşyar: Chelsea’nin düşüşünün iki sebebi
Aralık 20, 2009
Premiership lideri bir takımın düşüşünden bahsetmek aslında zor. Ancak bu düşüş puan kayıpların ortaya çıkardığı bir düşüş değil. Bu sezon zaten büyük dörtlü sürekli puan kaybediyor. Burada bahsettiğimiz düşüş oyun yapısı ile alakalı. Benim kanıma göre, Chelsea’nin oyununda gözlemlediğimiz düşüşün iki sebebi var.









