Yetkin Paker: 3 Büyükler
Ağustos 28, 2009
Sadece 3 büyük takım arasında yaşanan şampiyonluk yarışı bu ligi, dünyanın en zevksiz liglerinden biri yapınca, lige zevk katmak için geriye bu takımların kısır çekişmelerini abartmak ve hatta derbi maçlarını, dünyanın en önemli derbisi olarak göstermekten başka bir çare kalmıyor.
Ege Görgün: Bir Karanlık Çökmüş Körfez’in Üstüne
Ağustos 28, 2009
![]()
Güneş batarken Körfez’de, gökyüzü kızıla bürünür… İzmit’i geride bıraksanız da, o kızılı yanınızda götürürsünüz… Bilirsiniz ki her akşam güneş batıyor Körfez’de. Gözlerinizi kapatıp o kızıl gökyüzünü hayal edersiniz…
Şimdi Körfez’de güneşle birlikte batan başka bir şey daha var… Körfez… Nam-ı diğer Kocaelispor…
Bank Asya 1. Lig’de çıktığı ilk maçında Bucaspor’a 4-0 kaybetti Körfez…
Zar zor transfer ettiği 15 futbolcu İzmit’te, alt yapıda forma giyen gençler, yeni yetmeler İzmir’deydi.
Birkaç ağabeyleri vardı yanlarında, en önemlisi futbolundan daha büyük bir yüreği olduğunu bize birden fazla kez ispatlayan, ortalama bir İzmitli’den iki kat daha İzmitli Serdar Topraktepe vardı başlarında.
Yine de yürek her zaman yetmiyor sahada… Dünyada her 10 yürekliye, 1000 yüreksiz, ciğersiz düşüyor ne de olsa…
Federasyona olan borcunu ödemediği için yeni futbolcularına lisans bile çıkaramamıştı Kocaelispor… Uçan kuşa borcu var derler ya, Kocaelispor’un uçamayan kuşgillerden tavuklara, penguenlere, kiwilere bile borcu var.
Kocaelispor’un geleceği karanlık…
17 Ağustos’u yaşayan iyi bilir Körfez’in Karanlığı’nı… Depremle birlikte kesilen elektrik nasıl bir şehri karanlığa boğar! Aciz hissedelir
Şimdi Körfez yeniden karanlığa gömüldü. Yeniden aciz hissediyoruz! İlki gibi büyük acılar beklemiyor belki bizi bu kez! Ama yine bir bedel var ödenecek! Tabi gururu, şerefi, haysiyeti, İzmitlilği olan için bu bedel… Para için, koltuk için, fors için, iktidar için, popülerlik için ruhunu bile satabilecekler için değil… Ruhları bile olmayanlar için hiç değil…
Elektrik faturasını ödemeyen Körfez’in elektriği de kesik artık. Takımın antrenman, kamp yapacağı KEV Sefa Sirmen tesisleri karanlığa gömüldü. Suları akıyor mu bilmiyorum tesisin ama çalışan emekçilerin de parasının ödenmediği kulağıma geliyor.
Küçükken bizim evde gereksiz bir lamba açık bırakıldığında, annem ya da babam “ne o eşeğimiz sünnet mi oluyor?” derdi ve kapattırırdı o fazla lambayı. Hala gereksiz gördüğüm her lambayı kapatırken kafamın içinde yankılanır bu sözler.
Kocaelispor’un karanlığa gömülmesinin sorumlularının evi eşekleri sünnet oluyorcasına ışıl ışıldır eminim. Faturalar günü gününe ödeniyordur. Kocaelispor üstünden “indiragandi” yapılan paralarla elektrik faturası gibi çerezlik masraflar kaale alınmıyordur artık.
Ben onların yerinde olsam perdeleri sıkı örter, tüm ışıkları kapatırdım utancımdan. Evde olduğumu anlamasınlar isterdim. Sokağa, insan içine çıkamazdım. Koskaca bir kulübün vebali altında ezilirdim. Ödeyeceğim en düşük bedel bu olurdu…
Ama yukarıda da dedim ya… Herkes bedel ödemez bu hayatta…
Yüreklerindeki, vicdanlarındaki karanlıklar belli olmasın diye, evin bütün ışıklarını açar oturur onlar. Sanırlar ki dışarıdan bakanlar o koca leke şeklindeki karanlığı görmeyecek…
Oysa değil SEDAŞ’ın evinize taşıdığı elektrikle, güneşin tüm ışınlarıyla görünmez yapamazsınız o lekeyi. O leke ölene kadar peşinizi bırakmaz, öldükten sonra da çocuklarınıza miras kalır.
Kocaelispor’un üstündeki karanlık ise elbet bir gün kalkar, güneş elbet üstüne doğar bu kadar seveni olanın…
Ve geçmişle ilgili hatırlanan tek karanlık, senin karanlığın olur, Körfez’inki değil.
Futbolun İbrahim Tatlıses’i Abdullah Halman:”Kendine Güveni Olmayan Futbolcu, Bir İşe Yaramaz!..”
Ağustos 28, 2009
Abdullah Halman, Süper Lig’de forma giyen tek Urfalı futbolcu. Urfa’dan Antep’e ve kısa bir Mersin İdman Yurdu tecrübesinin ardından Eskişehirspor’a uzanan bir başarı öyküsü. 2 sezon öncesinin son maçında attığı goller ile Adana Demirspor’u şampiyonluktan eden genç yetenek, o sezonun ardından transfer olduğu Eskişehirspor’da potansiyel arz eden genç yeteneklikten yıldızlık mertebesine henüz yükselemedi. Tabi bunda ülkemiz hocalarının yabancıyı yerliye tercih etme mantığının da payı var. Geçtiğimiz transfer döneminde adı Demirspor ile anılan golcü futbolcu ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Klasik futbolcu açıklamalarından biraz farklı olarak, Abdullah Halman’ın açıklamaları oldukça samimi;
Read more
Abdullah Malçok: Kocaelispor turan olacaktı, viran oldu!
Ağustos 25, 2009
Ağustos 25, 2009
Çürümüş! Bir takımın, ayaklar altına alındığını görmek…
Çok değil…
Sadece birkaç yıl önce, bizimle bırakın maç yapmayı, aynı karede anılmayı bile hayal edemeyecek bir takıma karşı alınan farklı yenilgi…
Bu takımı bu hale getirenler, umursamayıp kendi egolarını tatmin edenler…
Bir birleri ile uğraşmaktan, Kocaelispor’a hizmet etmeyi unutanlar…
Sırt çevirenler…
Dirsek atanlar…
Reklâm için ilgilenir görünüpte…
Arkadan kıs kıs gülenler…
Eserleri ile ne kadar övünseler azdır…
Hepsini tebrik ediyorum…
Sadece tebrik değil, ceket ilikleyip ayakta alkışlıyorum…
Artık söz bitti…
Gün, Kocaelispor düşmanlarını, Kocaelispor’dan uzaklaştırma günüdür…
İlk defa buradan ifade ediyorum…
Beni ağlatanları, Allah’ta ağlatsın…
Taraftara eziyet edenler…
İnşallah gün gelir utançlarından İzmit sokaklarında gezemezler…
Yazıklar olsun…
Başka bir şey demiyorum…
***
Serhan Gürkan’a;
Artık bu takımın başında bir gün durman bile takıma zarar verir oldu…
İlk zamanlar ne kadar iyi niyetle, ne kadar halisane mücadele ettiğini en iyi bilenlerden biriyim…
Ancak altı yüz yirmi yıl dimdik ayakta duran Osmanlının birkaç yılda parçalanmasına sebep olan İttihat ve Terakki Partisinin bir numaralı ismi Enver Paşa’nın çok önemli bir sözü var;
“Turan olacaktık, Viran olduk”…
Evet…
Süper Lige çıkaran yönetimin başkanı olarak ilk yıl kurduğun kadro başarılı olsaydı ve yaptığın transferler ses getirseydi, bugün hiç kimse üzerine gelmemiş, kent dinamikleri seni yalnız bırakmamış olacaktı…
Ancak tıpkı Enver Paşa gibi iyi niyetle de olsa yaptığın hatalar hem seni, hem Kocaelispor’u ciddi sıkıntılara soktu…
Kongre kararı yetmez başkan…
Unutma ki, bu takımı yönetecek insanlar her zaman bulunur…
Kimse vazgeçilmez değildir…
Bırakman gerek…
Hemde şimdi…
***
Basın’a;
Her zaman kendinize bir kahraman buldunuz…
İyi günde methiyeler düzecek…
Kötü günde ise yaylım ateşine tutacak insanları hep siz belirlediniz…
Birilerini ne kadar şamar olanı yapacak kadar eleştirdiyseniz…
Bir başkaları ise sürekli sizin dokunulmazlık zırhınızın arkasında kaldı…
Otorite olarak her zaman son sözü siz söylediniz…
Ancak hiçbir şey bilmediğinizi…
Bilseniz bile işinize gelmediği için dile getiremediğinizi bilmem kaçıncı defadır haykırıp duruyorum…
Ama nafile…
Taraftar değilsiniz…
Olamayacaksınız da…
Objektif hiç değilsiniz…
Zaten olmaya niyetiniz de yok…
Eğer ortada suçlu yâda suçlular varsa…
Bunun aslan payının sizde olduğunu unutmayın…
***
Efsane başkanlar ve mevcut yerel yöneticiler;
Artık Kocaelispor sizin için sadece ve sadece bir angarya…
Fazla uzatmak istemiyorum…
Siz keyfinize bakın…
Bu taraftar bu kulübün kapanmasına izin vermez…
Unutmayın ki…
Kocaelispor’un seveni hiçbir zaman bitmez…
***
Şimdilik bu kadar…
Son söz…
Kendi adıma yemin ediyor ve söz veriyorum…
Kocaelispor’dan umudunu kesen…
Yarı yolda bırakıp başka takımlara bel bağlayan…
İmkanı dahilinde desteğini esirgemeyen…
Bir avuç kalsak ta bu takımın peşinden koşmaktan vazgeçen…
Namerttir…
Kocaelisporlu olmak benim için hala bir ayrıcalıktır…
Kocaelispor’u sevmek bir şereftir, Kocaelispor kalbimizdeki en büyük marka, gerçek bir ekoldür…
Kocaelisporluyum…
Ve öyle kalacağım…
Cem Top: Galatasaray ezber bozuyor
Ağustos 24, 2009
Bu yıl hem transfere hem de sezona parlak bir giriş yapan Galatasaray’ın Kayserispor önünde ivmesini koruyup koruyamayacağını merak edenler, maç öncesi çoğunluğu oluşturuyordu.
Ege Görgün: Gole Giden Kısa Paslar 2 (Galatasaray Özel)
Ağustos 23, 2009
Yurtta Baros, cihanda Baros! Milan Baros hem Avrupa’da, hel Süper Lig’de golleri sıralıyor.
Galatasaray’ın adını değiştirmeyi gündeme almak lazım artık sanki: Gol-at-a-saray
Galatasaray’da zaman zaman taraftarın Sabri’ni taşıran futbolcu kim?
Bu Galatasaray dArda kalmaz, arkadaş…
Sevmediğiniz takıma beddua okuyun, sevdiğinize bunu: Allah Elano versin!
GOAL dergisinden: Doğru Transfer Hangisi?
Ağustos 22, 2009
Transfer piyasasında yaşanan hareketlilik ve yoğun eleştiriler eşliğinde yeni bir sezona giriyoruz. Herkesin ücretlerle ve transfer politikalarıyla ilgili söyleyecek sözü var, elbette GOAL’ün de… Yazarlarımız, yaza damgasını vuran transferleri, kulüplerin stratejilerini ve bonservis bedellerindeki büyük artışı mercek altına aldı.
Yenilmez Armada’nın Neferi Behçet Kurtiç: “Terim’i, Terim Yapan Demirspor’dur!’’
Ağustos 22, 2009
Röportaj: Hüseyin Ataş
Adana Demirspor’un Yenilmez Armada olarak anılan su topu takımının hayattaki son neferi Behçet Kurtiç, Demirspor sezon açılışı için Adana’daydı.
Ege Görgün: Borç yiğidin kamçısıysa… En Büyük Körfez!
Ağustos 22, 2009
Zamanında Japonlar büyük para istemişlerdi İzmit Körfezi’ni temizlemek için. O körfez artık temiz. Ama şimdi de İzmit’in diğer Körfez’inden, Kocaelispor’dan pis kokular yükseliyor. Bu kez Japonlar bile teklif verememiş üstelik. Hıfzıssıha’ya giden örnek incelenmiş, şu tablo çıkmış ortaya.
KOCAELİSPOR’UN BORÇ LİSTESİ:
Yılmaz VURAL 938 BİN TL (3 ay çalıştı, yarısında tribündeydi.)
Serhat AKIN 698 BİN TL
Engin İPEKOĞLU 390 BİN TL
Fuat YAMAN 353 BİN TL
Bülent BÖLÜKBAŞI 350 BİN TL
Musa BÜYÜK 342 BİN TL
Cem Sinan VERGÜL 324 BİN TL
Taylan IŞILDAR 283 BİN TL
Bayram TOYSAL 223 BİN TL
Volkan BEKİROĞLU 214 BİN TL
Cemal TOSUN 192 BİN TL
Mehmet DEMİRTAŞ 192 BİN TL
Özgür BAYER 173 BİN TL
Fatih AKYEL 164 BİN TL (Yalnızca birkaç antrenmana çıktı)
Orhan ŞERİT 137 BİN TL
Muhammet ÖZDİN 132 BİN TL
Ömür Serdal ALTUNSÖZ 121 BİN TL
Erol KOLCU 121 BİN TL
Ahmet DURSUN 112 BİN TL
İzzet KARAKULAK 97 BİN TL
Neşet MUHARREM 97 BİN TL
Serhat SAĞAT 74 BİN TL
Özgür ÇETİNER 59 BİN TL
Şakir ÖZKAYIMOĞLU 58 BİN TL
Ufuk ÇAM 56 BİN TL
Mahir DANABAY 45 BİN TL
Haydar KOÇ 28 BİN TL
Yılmaz RENKSİZKAYA 12 BİN TL
Kulüp tarafından verilen futbolcu borcu 606 BİN TL
Kemal Aslanın menajeri Ali Ege SEL 129 BİN TL
Bu listeye Ocak ayında da teknik direktör Erhan Altın ve yardımcıları, Ahmet Dursun, Serhat Sağat, Murat Hacıoğlu, Levent Kartop, Kemal Aslan, Kılıçarslan Kopuz, Adem Çalık, Taner Gülleri, Akeem, Mazowa, Kızılyıldız Kulübü, Reşad gibi isimlerde eklenecek.
Klübün federasyona olan toplam borcu ise 8 milyon (eski parayla 8 trilyon). Kocaelispor federasyona gereken ödemeyi yapmazsa futbolcularına lisans çıkaramayabilir ve lige katılamayabilir.
Yekünde toplam borç 58 milyon TL gibi görünüyor. Borçları kriter kabul edersek liglerdeki tüm takımları hesaba katarak şunu söyleyebiliriz ve kimse bizi yalancı çıkaramaz: En Büyük Kocaelispor!
Cem Top: Toulouse’un taktiği Ziya Doğan’dan
Ağustos 20, 2009
Trabzonspor’un Avni Aker Stadında Fransız ekibi Toulouse’u konuk ettiği Avrupa Ligi Play-Off turu ilk karşılaşmasını izleyenler oyunu çift yönlü oynama konusunda sıkıntı çeken iki takımı izlediler. Öyle ki, Fransız takımının ileri ucundaki Gignac’ı bir formül bulup Trabzonspor’a alsanız hiç kaygılanmadan bordo-mavili takımın geleceği hakkında pembe tablolar çizebilirsiniz.
Ülkesinin milli takımına kadar yükselen 24 yaşındaki ünlü golcü gerçekten de ismine ve cismine yönelmiş spot ışıklarını hak etmekte. Taktik anlayış gereği Gignac’ı desteklemekle görevli Machado ve Devaux gibi oyuncular da fena kumaş değiller ama “Toulouse takımında olup Trabzonspor’da olmayan ne?” diye soracak olursanız hiç duraksamadan “André-Pierre Gignac” cevabını veririm. Bunun dışında Toulouse’un Trabzonspor’a karşı bariz üstünlüğü yok.
Bir onların “maestro” görevi verip serbest dolaştırdığı ve bu sezon 3,5 milyon Euro’ya Porto’dan alınan 23 yaşındaki Portekizli Machado’ya bakıyorum bir de bizim Engin Baytar’a. Samimi konuşayım, ben takımıma 10 numara arıyor olsam ve karşıma bu iki seçenek çıksa düşünmeden Engin’i seçerdim. Profesyonellik söz konusu ise Machado büyük ihtimalle Engin’i katlayacaktır ama yetenek bakımından Engin ile Machado’yu aynı cümle içinde kullanmak bile yersiz. Daha önce de yazdım, Hugo Broos kanatlardaki alternatifsizliğin bedelini Engin’in sırtına yüklememeli. Çünkü Engin’de çok iyi bir 10 numara olabilecek bütün yetenekler mevcut. Tabi kafasını futbola vermesi şartıyla… Gördüğü kırmızı kart nedeniyle Engin’e öfkeli olabilirsiniz ancak bir başka bakış açısıyla mağlubiyeti kabullenemeyen az sayıdaki futbolcudan biri olduğu da söylenebilir.
Takımları taktiksel anlamda inceleyince Touluse takımına galibiyeti getiren anlayışla Diyarbakırspor’un bordo-mavili ekibi yenerken uyguladığı taktiğin benzerlikler taşıdığını hemen fark ediyoruz. Ziya Doğan defansın göbeğindeki üçlü anlayışı bek mevkilerinden destekleyip beşli bir savunma bloğu kurmuş, önüne yerleştirdiği ön libero vasıflı oyuncularıyla da göbeği adeta kilitlemişti. Fransız takımı belki defans bloğunu klasik biçimde dörtlü olarak kurdu ama Gignac dışında kalan tüm futbolcular “orta alanın ortası” tabir ettiğimiz türden futbolcular olunca Toulouse’u göbekten delmek de neredeyse imkansızlaştı. Toulouse takımının Alain Casanova önderliğindeki beyin takımı Diyarbakırspor karşılaşmasından kendi paylarına çıkarım yaptılar mı bilemiyorum fakat bu iki yenilgiyi getiren sebebin kanatlarda hamle yapılamayan takım yapısı olduğunu biliyorum. Trabzonspor ne zaman kanatlardan hücum aksiyonlarına giriştiyse Fransız defans bloğuna hata yaptırmayı başardı. Tabi bu noktada önem kazanan asıl soru “Trabzonspor kaç kez kanatlardan geldi?” oluyor. Cevap ise malum.
Turu kimin geçeceğine dair bir fikir yürüttüğümde bordo-mavili takımın yediği son dakika golünü büyük bir talihsizlik olarak nitelendiriyorum. Avni Aker’de alınacak 2-1’lik bir mağlubiyet de elbette avantaj olmazdı ama yazımın başında da belirttiğim gibi her iki takımı tartıya çıkardığımda dengenin fazla bozulmadığını görmek üzücü. Trabzonspor Fransa’da deplasman fobisi yaşamazsa yine dengeli bir maç oynar. Önemli olan o zamana kadar kanatlara takım içinden çözümler bulmak ve rakibi gözlerde büyütmemek. Gerisi Allah kerim.






